Surp Karabet Ermeni Kilisesi



Yenimahalle'de, Allâme Caddesi yakınında ve Vasiyet Sokağı ile Muradiye Mektebi Sokağı üzerinde olup her iki yola açılan kapıları vardır.


Surp Karabet Ermeni Kilisesi

Yenimahalle'de, Allâme Caddesi yakınında ve Vasiyet Sokağı ile Muradiye Mektebi Sokağı üzerinde olup her iki yola açılan kapıları vardır. İkinci sokağa açılan kapısı yanında, üç oval yüzlü bir çeşmesi mevcuttur. Cümle kapısı Vasiyet Sokağı üzerindedir. Burada iki kapı ve bunlar arasında, yine kitâbesiz, üç yüzlü bir çeşme bulunmaktadır.Mabet ilk defa, ahşap olarak, 1626 senesinde, İstanbul patriği olan Vanlı, Vardapet Zakarya tarafından, 1617 tarihinde yaptırılmıştır.Yenimahalle'de, Allâme Caddesi yakınında ve Vasiyet Sokağı ile Muradiye Mektebi Sokağı üzerinde olup her iki yola açılan kapıları vardır. İkinci sokağa açılan kapısı yanında, üç oval yüzlü bir çeşmesi mevcuttur. Cümle kapısı Vasiyet Sokağı üzerindedir. Burada iki kapı ve bunlar arasında, yine kitâbesiz, üç yüzlü bir çeşme bulunmaktadır. 

Mabet ilk defa, ahşap olarak, 1626 senesinde, İstanbul patriği olan Vanlı, Vardapet Zakarya tarafından, 1617 tarihinde yaptırılmıştır."Yeni mahalleli ihtiyarların anlattıklarına göre, kilise önceden, bugünkü kilise kapısı karşısındaki küçük çeşmenin yanında olup ufak bir mabetti. Sonra 1617'de bugünkü yerinde yaptırılmıştır. Bu inşaata ait gümüş bir haçın üzerinde aynı tarihli bir kitabe hak edilmiş bulunmaktadır Zakeos dahi denilen Zakarya, 1640 senesinde yüksek bir yerden düşerek vefat etmiştir. Kabri, Bağlarbaşı Ermeni Mezarlığı'ndadır. Kendisi, 1626-1629 ve 1636-1639 senelerinde olmak üzere iki defa patrik olmuştur. 

Evliya Çelebi'nin muasırı olup 1637-1695 tarihleri arasında yaşamış olan Eremya Çelebi Kömürciyan; "Yenimahalle denilen yerde Ermeniler'in bir kiliseleri bulunmaktadır. Kilise, Vardapet Vanlı Kişoğlu Zakarya tarafından yaptırılmıştır. Adı geçen Vardapet ile Tokatlı Vardapet Boğos burada medfunlardır," demektedir. Boğos, mezar taşına göre 1675 senesinde vefat etmiştir.Surp Karabet Kilisesi, 1727 senesinde, Patrik Golod Hovennes zamanında, bu civardaki Surp Haç Kilisesi ile beraber tamir ettirilmiştir. 117 sene sonra kilise, 1844'te daha büyük ve güzel bir şekilde yeniden yaptırılmışsa da, 1887 senesinde meydana gelen büyük Yenimahalle yangınında yanmış ve bir sene sonra bugünkü mabet inşa edilmiştir. Şimdiki kilise, Apik ve Matus kardeşler tarafından, ailelerinden Garabet ve Takhi'nin ruhları için, Sultan II. Abdülhamit'ten alman izin üzerine inşa ettirilmiştir. Yapımına, 2 Ağustos 1887 tarihinde başlanmış ve bir sene olmadan tamamlanarak 12 Haziran 1888 tarihinde de ibadete açılmıştır.Kiliseyi beşik örtüsü şeklinde uzun bir tonoz kubbe örtmüştür. Muntazam kesme taştan yapılan mabedin iki çan kulesi vardır. Cümle kapısının üstünde, Hz. İsa'nın hayatını sembolleştiren taşa oyulmuş bir arma bulunmaktadır.Surp Karabet Kilisesi'nin bulunduğu mevki, 18 ve 19 yüzyıllarda mühim bir Ermeni kültür merkezi olmuştur. Patrik Golod Hovannes zamanında ve 1719-1720 senesinde, İstanbul'da ilk Ermeni mektebi bu kilisenin yanında açılmıştır. 

Kilisenin karşısında da, Kudüs Ermeni rahiplerine ait manastır vardır ki patrik ve piskopos gibi bir çok yüksek rütbeli ve kültür sahibi zevat orada ikamet etmiş ve faaliyette bulunmuştur. Bu manastırın kuzey tarafında, metin bir duvarla çevrili geniş ve güzel bir bağ mevcuttu. Vank'ın (Manastır) Bağı adı ile anılan bu yer, Selâmsız Müslüman Mezarlığı'nın üst tarafında idi. Yeri 1927 tarihli Pervitij Haritası'nda gösterilmiştir. Bağa ait bir çeşme haznesi Yeni Ocak Sokağı üzerinde elan görülmektedir.954 (1547) tarihinde yaptırılan Mihrimah Sultan Camii inşaatında çalışmak üzere gelen Ermeniler, Üsküdar'a ilk defa yerleşenlerdir. Aileleri ile beraber Van'dan ve Muş'tan gelen bu Ermeniler, bugünkü Yenimahalle'ye yerleştirilmiş ve bir müddet sonra gelenlerle beraber yeni bir mahalle oluşturmuşlardır. İlk ahşap ve küçük kiliseyi de bunların yaptığı sanılmaktadır.