BEHRAM PAŞA TÜRBESİ



Türbenin Üsküdar'da bulunduğunu Tuhfetül- Mi'marîn adlı eserden öğreniyoruz. Bugün mevcut olmayan bu türbenin yeri dahi belli değildir. Yine aynı esere göre, Behram Paşa'nın Diyarbekir'de bir camii vardır. Her ikisi de Mimar Sinan yapısıdır.


BEHRAM PAŞA TÜRBESİ

Türbenin Üsküdar'da bulunduğunu Tuhfetül- Mi'marîn adlı eserden öğreniyoruz. Bugün mevcut olmayan bu türbenin yeri dahi belli değildir. Yine aynı esere göre, Behram Paşa'nın Diyarbekir'de bir camii vardır. Her ikisi de Mimar Sinan yapısıdır. Bunlardan başka, Yemen'de Behramiye adıyla anılan bir şehir kurmuş ve burada saray, cami, imaretler, medrese, urban şeyhlerinin ve maiyyetlerinin barınmaları için evler ve binalar yaptırmıştır. Behram Paşa, eski Yemen Valilerinden Kara Şahin Mustafa Paşa'nın oğlu olup, yine aynı vilâyetin eski valilerinden Rıdvan Paşa'nın kardeşidir. Her ikisi de II. Selim (1566-1574) devri ricâlindendir.

Yemen harekatı sırasında Gazze'de mirliva olan Behram Paşa'ya 976 (1568)'de Yemen Eyaleti tevcih edildi. Daha sonra Anadolu Beylerbeyi olmuş ve 1570'te Kıbrıs Seferi'ne katılmıştır. Bir müddet sonra Erzurum Beylerbeyi olmuş ve Lala Kara Mustafa Paşa'nın yanında 5 Nisan 1578 tarihinde İran Seferi'ne iştirak etmiştir. Aralık 1578'de Diyarbekir Beylerbeyi olan Behram Paşa, camiinin yapımına kapısı üzerindeki kitâbesine göre 972 (1564-65) yılında başlamış ve 980 (1572) tarihinde tamamlamıştır. Evliya Çelebi'ye göre, Behram Paşa aslen Gazzeli olup "Arabistan'da gördüğü gibi bir sanatlı hamam ve kurşunlu bir cami" inşa ettirmiştir. Kendisinin Sokollu Mehmet Paşa ahfadından olduğu da söylenir.

Türbenin hangi tarihte yok olduğu belli değildir. Tavaşi Hasan Ağa Camii civarında ve Gündoğumu Caddesi üzerinde bulunduğu sanılmaktadır. Bu cadde üzerinde etrafı muntazam kesmetaş sofalar ve Eyüp Nişancası'nda Murat Molla Tekkesi hazîresinde olduğu gibi etrafı kesme taş parmaklık ile çevrili hazîreler vardır. Bunlardan ikincisinin üzerine bir apartman yapılmış olup harpuştalı parmaklıklar elan görülmektedir. Bunlardan birinin veya ikisinin birer türbeye ait olduğu yapılan araştırma neticesinde anlaşılmıştır. Burada, ters olduğu için okunamayan iki şâhide vardır.