FAİK PAŞA TÜRBESİ



Türbe, Aziz Mahmud Hüdâyî Efendi Camii hazîresinde idi. Bugün mevcut değildir. Hadîka yazarı Vefeyât-ı Selâtîn ve Meşâhîr-i Ricâl adlı eserinde Faik Paşa için, "Turhan Bey evlâdındandır. Rumeli Valisi iken İstanbul'a ihzar 'Azimet-i vuslat-sene 1053' tarihinde katl olunup Hüdâyî Mahmud Efendi Türbesi Mezarıstanı'nda medfundur. Tırhala'da asar-ı hayriyyesi vardır." demektedir.


FAİK PAŞA TÜRBESİ

Türbe, Aziz Mahmud Hüdâyî Efendi Camii hazîresinde idi. Bugün mevcut değildir. Hadîka yazarı Vefeyât-ı Selâtîn ve Meşâhîr-i Ricâl adlı eserinde Faik Paşa için, "Turhan Bey evlâdındandır. Rumeli Valisi iken İstanbul'a ihzar 'Azimet-i vuslat-sene 1053' tarihinde katl olunup Hüdâyî Mahmud Efendi Türbesi Mezarıstanı'nda medfundur. Tırhala'da asar-ı hayriyyesi vardır." demektedir.

Gazi Turhan Bey, II. Murat devrinde, Arnavutluk ve Mora fatihi olarak bilinen ünlü bir Türk akıncı beyidir. Kendisinin, Mora Yenişehiri'nde, Tırhala'da, güneydoğu Bosna'da, Kırk Kavak Köyü'nde asarı bulunmaktadır. Türbesi de bu köydedir. Uzunköprü'nün 8 km. güneydoğ usunda olan bu köyün etrafında, babası gibi akıncı beylerinden olup 1489 tarihinde vefat eden oğlu Ömer Bey'e ait ve halen onun ismi ile anılan iki köy vardır. Ömer Bey'in oğullarından İdris Mahvî Bey alim, şair değerli bir zât idi.

Faik Paşa, mal tahsildarı iken, "Mora yarımadası ndan gelüb, Nasuh Paşa cenginde hizmeti görülmüş ve sadrazamın iltifatına mazhar olarak Rumeli Beylerbeyi olmuştu. Sofya'da yaptığı zulüm, haddi aşıp, orada altı ay kadar kaldı. Bir kaç heriŞ, şer'î izin olmadan asıp, Sofya kadısı Sencârî Mehmet Efendi -ki, Muizzüddin denmekle tanınır- adamı öldürdükten sonra ondan huccet (vesika) isteyip ısrar ve cefa edince, kadı altı günde ılgar ile İstanbul'a gelüb, Divan-ı Hümayun'da feryat etti." Sofyadan getirilen Faik Paşa kadı ile yüzleştirildikten sonra, Yalı Köşkü'nde, Cinci Hoca'nın da etkisi ile 10 Zilhicce 1053 (19 Şubat 1644) tarihinde boğdurularak öldürüldü.