SİNAN PAŞA CAMİİ



Cami, Üsküdar Kaymakamlığı binasının arkasındaki semttedir. Halk Dershanesi Sokağı ile Topraklı Sokağın birleştiği yerde ve ikinci sokağın sol köşesindedir.


SİNAN PAŞA CAMİİ

Cami, Üsküdar Kaymakamlığı binasının arkasındaki semttedir. Halk Dershanesi Sokağı ile Topraklı Sokağın birleştiği yerde ve ikinci sokağın sol köşesindedir. Cami, hamam, çeşme ve bütün bir mahalle, Yemen Fatihi Sinan Paşa tarafından kendi parası ile yapılmıştır.

Fakat hangi tarihte yaptırıldığı belli değildir. Muallim Cevdet, mabedin tesislerine ait vakŞyeler tarihlerinin 990-1000 (1582-1593) yılları arasında olduğunu kaydetmiştir. Bu durumda cami ve mahalle bu tarihler arasında yapılmış demektir. Gerek camiin ve gerekse çeşmenin kitâbesi maalesef bize kadar gelmemiştir. Konyalı'nın Üsküdar Tarihi adlı eserinde görülen kitâbe, Sinan Paşa'nın Kasımpaşa, Kulaksız semtindeki diğer camiine aittir. Meşhur şadırvan da orada idi. (Bunun için bkz. Hadîkatü'l- Cevâmi, 2/21) Sinan Paşa'nın diğer eserlerinde olduğu gibi, bu cami de Mimar Davut Ağa (öl. 1598) tarafından yapılmıştır. Sinan Paşa, 3 Nisan 1596 tarihinde öldü ve Divanyolu'nda, Parmakkapı (Çarşıkapı)'da inşa ettirmiş olduğu türbeye defn olundu. Türbenin yanında Davut Ağa'nın eseri olan medresesi ve 1002 (1593) tarihli zarif bir sebili vardır. Sinan Paşa, bunlardan başka; Kasımpaşa'da ve Üsküdar'da kendi ismiyle anılan mahalle, Dimyat'da, Yemen'de, Selânik'te birer cami, Karaman'da bir hamam yaptırdığı gibi başta Malkara olmak üzere, Şlibe, Bursa, Mihaliç, Birecik, Halep, Şam, Trablus ve Van'da bir çok vakışar tesis etmiştir.

Ayrıca Üsküp civarında Kacanik'te bir cami, bir medrese yaptırmış ve bunlara bir hamam, iki han ve bazılarıyla Priştine'de bir hamam vakfetmiştir. Bunların dışında İstanbul'daki Tophane'yi kendi parası ile tamir ettirmiş ve halkın ricası üzerine 30.000 kuruş sarf ile Uzuncaova'dan Şlibe'ye giden derbentte iki han, bir cami, imaret, iki hamam ve dükkânlar inşa ettirmiş ve burasını şenlendirmek için Anadolu'daki Yabanova'sından 150 haneyi nakl ve iskân ettirmiştir. Sarayburnu'nda, sahilde, Mimarbaşı Davut Ağa'ya yaptırdığı ve İznik çinileri ve altın nakışlarla bezenmiş, kendi adı ile anılan ve aynı zamanda kubbesinin iç kısmında asılı bir salkım inciden dolayı da İncili Köşk diye meşhur olan muhteşem köşkü Sultan III. Murat'a hediye etmiştir. Bu köşkün harabesi hâlâ yol kenarında durmaktadır.

1595 harbinin devlet hazinesine fazla yük olmaması için, yüksek devlet ricalinin birer kadırga donatmalarını isterken de, kendi parası ile bir amiral gemisi donatmak suretiyle buna önayak olmuştu. Sinan Paşa'nın serveti o kadar çoktu ki, halk arasında ilm-i simya (bakırdan altın yapma sanatı) bildiğine ve bu yoldan zengin olduğuna inanılmış idi. Vefatında, 600.000 duka altından başka, 20 sandık zeberced, 61 ölçek inci, 600 samur kürk ve milyonlarca akçe tutan diğer kıymetli eşya bırakmış idi.