Üsküdar Tekel Sahneleri



Adres: İstanbul Devlet Tiyatrosu Mete Cad. Necip Akar İş Merkezi No: 26 Taksim İstanbul Öneri, Dilek, Şikayet Hattı: 0212 293 61 61/ 5 Tel: 0212 292 39 00 / 111 Fax: 0212 293 73 22 e-mail: bilet@istdt.gov.tr


Üsküdar Tekel Sahneleri

2012-2013 Tiyatro Sezonu dünyanın ve ülkemizin bulunduğu sıkıntılı ortamda, belirsizliklere rağbet etmeden, kararlı bir ruh haliyle başladı. Bu çalkantıları göz ardı etmeden, hem yerli, hem de evrensel bakışlara göz atan, temel insanlık sorunlarını ve çatışmalarını irdeleyen, Devlet Tiyatrosu'nun temel misyonu olan klasikleri olduğu kadar öncü metinleri de izleyiciyle buluşturacak, farklı tiyatro tatlarını içeren bir repertuvar hazırladık. Bu repertuvarın ana eksenlerinden birini de her sene olduğu gibi “kadın” olmak üzerinden kurguladık. Çünkü kadınların söylenmemiş tarihinin, erkekler üzerinden anlatılan insanlığın yarım kalan öyküsünü tamamlayan en önemli parça olduğu kanısındayız.

Bu yaz kaybettiğimiz değerli tiyatro yazarımız Güngör Dilmen'in anısına Aşkımız Aksaray'ın En Büyük Yangınıoyunuyla ustaya bir selam gönderiyoruz. Bu müzikli oyun 19. yüzyıl sonlarında saraydan “çırağ” edilerek bir konağa yerleşen Mahitap Hatun'un aşkının hem kendisini hem de semti yakmasını anlatır. Civan Canova'nın Düğün Şarkısı, kendisinden daha olgun ve entelektüel bir adamla evlenen genç bir kızın eriyen, tükenen ilişkileri içinde, evliliğin yalnızca mekânı paylaşmaktan öte, bir başkasıyla yaşayabilme sanatı ve bazen de hayatta kalabilme mücadelesi olduğu gözler önüne serer. Genç yazar Burçak Çöllü'nün Ay Ecesi'nde ise ünlü Ferhad ile Şirin masalından yola çıkılarak büyük aşkların her zaman inanmak istediğimiz hikâye olmadığı anlatılır. Moira Buffini'nin Sessizlik adlı bir ortaçağ atmosferinde geçen oyununda, kadının yüzyıllar boyunca erkek toplumunda var olabilmesi sessizliği ekseninde son derece sürprizli bir şekilde ele alınır. Ettore Scola'nın yazdığı Çok Özel Bir Gün Mussolini İtalyasının çalkantılı günlerinde aşkı gerçekten hiç tatmamış, çocukları ve evini hayatının odağına oturtmuş bir ev kadınının aşk ve anlayışla karşılaştığı hayatındaki o özel güne, ötekiyle karşılaşmasına göz atılır. Geçtiğimizi sezondan devam eden Wajdi Mouvvad'ın Yanık, Savyon Liebrecht'in Aşkın Sıradanlığı, Janus Glowaczki'nin Anita'nın Aşkı ya da Antigone New York'ta adlı oyunlar ise geçtiğimiz sezondan devam eden kadın ekseni çevresinde dolaşan diğer oyunlarımız.

Bu sezon için seçilen diğer oyunlarımız farklı dönemler ve meselelerden yola çıkan bakışlarla dünyaya bakışımızı tamamlamakta: Alman yazar Marius von Mayenburg'unÇirkin'i insanların fiziksel özelliklerine göre değerlendirildiği, güzelliğin başarının olmazsa olmaz ilk şartı olarak nitelendirildiği günümüz toplumuna karşı eğlenceli olduğu kadar sert de bir eleştiridir.  İspanyol yeni yazınının temsilcilerinden Rodrigo Garcia'nınAgamennon: Süpermarketten Döndüm ve Oğlumu Bir Temiz Dövdüm adlı oyunu tüketim toplumuna ve beraberinde dönüştürdüğü aile ve yapısına sarsıcı bir mercek tutan eğlenceli bir kara komedi. Avustralyalı genç yetenek Andrew Bovel'ın yazdığı Yağmur Durduğundageçmişin günahlarından kaçamayan insanların ve dünyanın nasıl mahva sürüklediğini anlatmaktadır. Anglo-İrlandalı yazar Martin McDonaugh'ın müthiş komedisiInishmorelu Yüzbaşı İrlanda'da herkesin unuttuğu ıssız bir köyde geçiyor. Geri kalmışlık, ıssızlık, öteki kalmak, normal dışına sapmak ve siyaset ile kişisel eğilimleri birbirine harmanlamak üzerinden akla gelmeyecek derecede güncel bir oyun. Arthur Miller'ın çağdaş klasikler arasına geçmiş olan Satıcının Ölümü bir aile dramı. Başarının ve paranın her şey olduğu Amerikan rüyası yerini sistemin işine yaramayanları safra olarak gördüğü bir gerçeklikte sıradan insanın trajedisini anlatılır. William Shakespeare'in ünlü eseri Atinalı Timon'da, varlıklı bir soylu olan Timon'un, günün birinde iflas edince tüm yardım taleplerinin dost bildikleri tarafından geri çevrilmesiyle başlayan trajik macerası anlatılır. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali'nde izleyici karşısına çıkan Romen yazar Matei Visniec'in Çehov Makinesi, oyun yazarı Anton Çehov'un hayatı ve oyun karakterlerinin irdelendiği grotesk bir oyun. Norveçli yazar Henrik Ibsen'in klasikleşmiş oyunu Hortlaklar babaların günahlarını ödemek zorunda kalan bir oğul ve aklının dikte ettiği ile toplumun baskısı arasında kalarak hayatını sürdüren bir annenin dramatik öyküsünü anlatır. Neil Simon'un sevilen oyunu Parkta Çıplak Ayak Bay Doğru ile evlendiğini sanan her genç kızın başına geldiği gibi, hayatın balayından dönülmesiyle farklılaşmaya başlamasını anlatan bir romantik komedi. Cem Günen'in yazdığı Sinan Süleymaniye'de adlı tarihi oyun,  Mimar Sinan'ın Kanuni Sultan Süleyman'a, Süleymaniye'nin inşaatını iki ay gibi kısa bir sürede bitireceğine dair verdiği sözün bedelini kellesi olarak belirlemesiyle başlayan sürece mercek tutar. Frederich Dürrenmatt'ın en önemli oyunu sayılan Yaşlı Hanımın Ziyareti ise bir zamanlar kendisine yapılan bir haksızlığın intikamını almak için doğduğu yere gelen yaşlı hanımın kasabayı nasıl derinden sarstığını anlatan bir trajikomedya. Bu oyun da izleyiciyi para, tüketim, ahlak, adaletin satın alınabilirliği, uygarlık gibi konularda kafa yormaya davet etmektedir.

Geçtiğimiz sezonlardan devam eden oyunlar ise şunlar: William Harton'un Birdy'si, Jojn Logan'ın Kırmızı'sı, Aziz Nesin'in Ne Dersin Azizim?'i, Irwin Shaw'un Ölüleri Gömün'ü, Boris Vian'ın İmparatorluk Kuranlar'ı, Duşan Kovaçeviç'in Profesyonel'i, Patrick Süskind'in Kontrabas'ı, Mark Hollmann ve Greg Kolltis'in Sidikli Kasabası Müzikali, Cezmi Ersöz'ün Kendi Kendine Konuşmaktır Aşk'ı, Yasmin Reza'nın Vahşet Tanrısı, Nazım Hikmet'in Benerci Kendini Niçin Öldürdü'sü, Gyula Hay'ın At'ı, Irmak Bahçeci'ninMichelangelo'su,  Sophokles'in Antigone'si, Refik Erduran'ın Açıl Kafam Açıl'ı,  Nazım Hikmet'in Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni adlı şiir gösterisi,  Bertolt Brecht'inSezuan'ın İyi İnsanı ve Yavuz Özkan'ın Herkesin