SİYAVUŞ PAŞA SARAYI



Tuhfetü'l-Mimarîn ve Tezkiretü'l-Ebniye'de kayıtlı olduğuna göre Mimar Sinan yapısıdır. Tezkiretü'l-Ebniye'de "def'a" diyerek iki kere zikredilmiş ve Siyavuş Paşa'nın Üsküdar'da iki sarayı olduğu belirtilmiştir.


SİYAVUŞ PAŞA SARAYI

Tuhfetü'l-Mimarîn ve Tezkiretü'l-Ebniye'de kayıtlı olduğuna göre Mimar Sinan yapısıdır. Tezkiretü'l-Ebniye'de "def'a" diyerek iki kere zikredilmiş ve Siyavuş Paşa'nın Üsküdar'da iki sarayı olduğu belirtilmiştir. Bu saraylardan birinin Mehmet Paşa Sarayı'nda olduğu gibi padişah hası olan Üsküdar Bahçesi içinde olduğu sanılmaktadır. Kanijeli Siyavuş Paşa, 24 Aralık 1582'de Yemen fatihi Koca Sinan Paşa'nın yerine birinci defa sadaret mevkiine gelmiş ve burada bir buçuk seneden biraz fazla kalarak azledilmiştir.

Siyavuş Paşa 15 Nisan 1586'da Sadrazam Hadım Mesih Paşa'nın istifası üzerine ikinci defa "mesned-i sadaret"e getirilmiş ve bu görevde üç seneye yakın kaldıktan sonra tekrar azledilmiştir. Paşanın üçüncü ve sonuncu sadareti 4 Nisan 1592 tarihinden 28 Ocak 1593 tarihine kadar sürmüştür. Enderun'dan yetişmiş olan Siyavuş Paşa 975 (1567-68)'de büyük İmrahor, 977 (1569- 70)'te yeniçeri ağası, 987 (1579-80)'de Rumeli Beylerbeyi olmuş ve bir ara da İstanbul Kaymakamlığı görevini yürütmüştür. "Rüşvet almayan ve hak söze inanan bir sahib-i devlet idi." Tekaüd halinde Üsküdar'da geniş bahçesi içindeki sarayında oturan Siyavuş Paşa, II. Selim'in (1566-1574) kızı Fatma Sultan'ın eşi idi. Süleymaniye'de Hoca Hamza Mescidi karşısında, Devoğlu Yokuşu'nda ve karısı Fatma Sultan'a ait sarayın yanında, bu sultan adına bir medrese yaptırmıştı.

1982 (1574)'te Fatma Sultan ile evlenen Paşa, onun ölümünden 20 yıl kadar sonra 1010 (1601) tarihinde Üsküdar'daki sarayında vefat etmiştir. Kabri, Eyüp'teki muhteşem türbesindedir.