Üsküdar Belediye Spor



Email info@uskudarbldspor.comTelefon 0216 341 05 11Fax 0216 341 05 11 Adres Hakimiyet-i Milliye Cad. Vedat Kancal İş Merkezi No:158 Kat:3 Ofis No:107


Üsküdar Belediye Spor

 

Üsküdar Belediyesi Spor Kulübü Bayan Hentbol Takımı´nın Başarıları:

2002-2003       Türkiye Kupası şampiyonluğu
2002-2003      Federasyon Kupası Şampiyonluğu
2003-2004      Süper Lig Şampiyonluğu
2003-2004      Türkiye Kupası 
2003-2004      Federasyon Kupası Şampiyonluğu, 
2003-2004      Avrupa Kupa Galipleri Kupası´da çeyrek final oynamıştır
2008-2009      Türkiye Kupası Şampiyonu
2009-2010      Türkiye Kupası Şampiyonu
2010-2011      Süper Lig Şampiyonu
2011-2012      Süper kupa şampiyonu 

Takımımızın Başarılarından Bazıları...
  
2008 Avrupa Şampiyon Kulüpler Kros Şampiyonası´nda Avrupa İkincisi

2007 ve 2008 yıllarında Türkiye Kros Şampiyonu

Üsküdar Belediyesi Spor Kulübü Bayan Atlezim Takımı 2009 Kros Ligi 1. Kademe Yarışları´nda birinci olarak adından söz ettirdi. 17 Şubat 2009 cumartesi günü Üsküdar Validebağ Korusu Şevket Atalay İzci Evi Kros Parkuru´nda gerçekleşen yarışlarda büyük bayanlar 6 km koşusunda atletlerimiz ilk 4 sırayı kimseye bırakmadı: Alemitu Bekele birinci, Türkan Erişmiş ikinci, Aslı Çakır üçüncü, Bahar Doğan da dördüncü oldu. Bu dereceler ile 10 puan alan takımımız Kros Ligi 1. Kademe´sini birinci olarak tamamladı.

 

Şampiyon Sporcularımız

 

 

Almitu Bekele Degfa

 

2007 Balkan Atletizm Şampiyonası´nda, 3000 metreyi 8 dakika 55 saniyede, 5000 metreyi 16 dakika 47 saniyede koşarak 2 altın madalya kazandı.

Dünya kros altıncısı. Balkan 3000 m ve 5000 m şampiyonu. 2007´nin en iyi dereceleri ona ait.

2008 Pekin Olimpiyatları´nda Türkiye´yi temsil etti.

2009 Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası Kros Yarışmaları Büyük Bayanlar kategorisi Avrupa birincisi.

 

2009 30. Avrupa Salon Atletizm Şampiyonası´nda 3000 metrede Avrupa Birincisi.

 


Aslı ÇAKIR

 

2009 Türkiye Kros Şampiyonu.

2009 Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası Kros Yarışmaları Büyük Bayanlar kategorisi Avrupa Şampiyonu.

2007 Balkan Atletizm Şampiyonası´nda 3000m engelli branşında Balkan 4.´sü oldu.

Balkan Gençler ve Türkiye Şampiyonu.

2008 Pekin Olimpiyatları´nda Türkiye´yi temsil etti.

2009 Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası Kros Yarışmaları Büyük Bayanlarda 14´üncü.

 


 

Bahar DOĞAN

 

2007´de 29. Kıtalararası Avrasya Maratonu´nda 2:37:28´lik derecesi ile Balkan Maraton Şampiyonu oldu. Genel sıralamada 195 atlet arasında 6. olan sporcumuz, bu derece ile aynı zamanda Türk atletler sıralamasında birinciliği elde etti.

2007 Uluslararası Düesseldorf Maratonu Altıncısı, 42 km´yi 2 saat 37 dakika 49 saniyede koştu.

2008 Pekin Olimpiyatları´nda Türkiye´yi temsil etti.

2009 Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası Kros Yarışmaları Büyük Bayanlarda 4´üncü.

 

Türkan ERİŞMİŞ

 

Krosta 3000 m engelli branşında Türkiye rekortmeni ve Dünya sıralamasında ön sıralarda yer alıyor. Avrupa 23 yaş altı ikinciliği ve Üniversiteler Dünya Şampiyonası´nda 3000 m engellide üçüncülüğü bulunuyor.

2008 Balkan Gençler Atletizm Şampiyonası´nda 3000 metre engellide Türkiye rekoru kırarak birinci oldu. Derecesi 9.42.36 Türkan Erişmiş´in kırdığı rekor daha önce yine Üsküdar Belediyesi Atletizm Takımı´ndan Aslı Çakır´a aitti.

2008 Pekin Olimpiyatları´nda Türkiye´yi temsil etti: 3000 metre engellide 14. oldu.

2008 Avrasya Maratonu´nda 15 km´de 5. oldu.

2008´de 73. Büyük Atatürk Koşusu´nda 1. oldu.

2009 Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası Kros Yarışmaları Büyük Bayanlarda 6´ncı.

 
 

Linet Masai

 

2009 Dünya Atletizm Şampiyonası (Berlin) 10 bin metrede Dünya Şampiyonu.

1989 doğumlu olan Kenyalı atlet, Üsküdar Belediyesi Spor Kulübü´ne bu sezon başında transfer oldu.

2007 Dünya Kros Şampiyonası gençler birinciliği

2008 Dünya Kros Şampiyonası üçüncülüğü

2008 Pekin Olimpiyat Oyunları´nda 10.000 metrede dördüncülüğü bulunuyor.

10 bin metre Dünya gençler rekortmeni.

2009 Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası Kros Yarışmaları Büyük Bayanlarda Avrupa ikincisi.

 

Altyapıdan Dünyaya...
 
Atletizm altyapı çalışmalarına büyük önem veren kulüp; Üsküdar´daki okullarda hizmet veren altyapı antrenörleri ve öğretmenlerle birlikte; yetenek taraması yaparak Üsküdar?dan dünyaya açılan sporcular yetiştiriyor.

 

Genç Erkek Atletizm Takımı

 

20-21 Haziran 2009 tarihlerinde Ankara´da yapılan 16 Yaş Altı Kulüpler Türkiye Şampiyonası´nda Üsküdar Belediyesi Erkek Atletizm takımı güçlü rakiplerini geride bırakarak Türkiye Şampiyonu oldu.

2008-2009 Türkiye 1. Ligi şampiyonu

 

 

Batuhan Buğra Eruygun

 

2009 Gençler Kulüplerarası Türkiye Ligi yarışlarında 110 metre engellide 14.06´lik derecesiyle Türkiye rekoru kırarak birinci oldu.

 

110m engelli branşında Dünya Liseler 4.sü. Karadeniz oyunları 2.si. Balkan şampiyonu ve Güneydoğu Avrupa oyunları 2.si.

 

27-28 Aralık 2008 tarihlerinde İzmir Salon Rekor Deneme Yarışmaları´nda 60 metre engellide 8.07 ile Türkiye rekoru kırdı.

 

110 metre engellide 13.80´lik derecesi ile Türkiye rekorunu elinde bulunduruyor. Bu rekor, Dünya Yıldızlar Sıralamasında 2008 yılı içinde yapılan en iyi ikinci derece olma özelliğini de taşıyor.

 

30-31 Ocak 2009´da yapılan Gençler ve Büyükler Türkiye Şampiyonası´nda 110 metre engelli yıldızlar kategorisinde 8.08´lik derecesi ile birinci oldu ve 20 yıldır kırılamayan Türkiye rekorunu kırdı.

 

Selene Durna 
100 m engelli branşında Türkiye 2.si. Balkan 4.sü.

60 metre bayanlar engellide Selene Durna 9.01 ile birinci oldu.

 

Ubeydullah Yalçın
Yüksek atlama 15 yaş altı Türkiye şampiyonu. (1 metre 61 santimetre- 2008)

16 yaş altı Üç adım atlamada Türkiye üçüncüsü. (12 metre 56 santimetre - 2009)

 

Toros Pilikoğlu 
2009 Dünya Liseler Atletizm Şampiyonası´nda (Estonya) 100 metrede 10.85´lik derecesi ile dünya şampiyonu oldu.

15 yaş altı 100m ve uzun atlama branşlarında Türkiye rekortmeni ve Avrupa Olimpik Oyunları birincisi.

 

Ozan DEMİR 
1500m ve 3000m Türkiye 2.si. Balkan 4.sü.

 

Günce Yurdakul 
Uzun atlama 15 yaş altı Türkiye ikincisi (4 metre 73 santimetre - 2008)

 

 

Furkan Şen 
16 yaş altı 60 metre kategorisinde Türkiye şampiyonu. (7.37 - 2009)

 

Fatma Büşra Erdem 
16 yaş altı 60 metre kategorisinde Türkiye ikincisi. (8.58 - 2009)

 

udo, Jigaro Kano tarafından bulunan bir spordur. Jujutsu sporunun sadeleşmesi sonucu doğan Judo’nun temel ilkeleri 1882’de Dr. Jigaro Kano tarafından tanımlanmıştır. Japon modern dövüş sanatlarının ilk örneği olan Judo, ülkemizde yeni hali ile 1960’lı yıllarda tanınmaya başlanmıştır. 1962 yılında Japonya´ya güreş antrenörü olarak giden Halil Yüceses ile birlikte Namık Ekin, judo eğitimlerini Türkiye’de sonraki yıllarda da devam ettirdiler.


 

Judo yapan öğrencilere Judoka adı verilir. Judo sporu, iki safhadan oluşan bir mücadeledir. Bu safhalar ayakta Tachi-waza ve yerde Ne-waza safhalarıdır. İlgilerine göre bazı judokalar bir safhada diğerine göre daha üstünken, birçok judoka her iki safhaya da eşit ağırlık verir. Ayakta gerçekleştirilen Tachiwaza safhası başlangıç olarak kabul edilir. Rakiplerin amacı birbirlerini yere yatırmaktır. Rakibi, ayaktayken sırt üstü yere düşürmek maçı kazanmak anlamına gelir. İkinci safha olan Newaza safhasında ise belirlenen süre içerisinde rakibi yerden kalkmayacak şekilde sabit tutarak puan alma safhasıdır. Yere atış sonrasında ise 25 saniye tutuş yapılırsa, İpponTam puan ile maç kazanılır. Ayakta rakibini yere atarak puan alma şekilleri, Yuko, WazaAri adı altında Japonca terimlerle ifade edilir.


 

Judoka, judo çalışırken "Judogi" (Japonca Judo kıyafeti) ismi verilen beyaz, özel örgülü, keten kıyafetler giyerler. Judogi, uçkurlu bir beyaz keten pantolon ve kyu veya dan seviyenizi gösteren renkli bir kemer ile bağlanmış beyaz kapitone ceketten oluşur. Beyaz, sarı, turuncu, yeşil, mavi, kahverengi, siyah, kırmızı ve beyaz olmak üzere judokanın seviyesini belli eden 8 adet kemer bulunmaktadır. Judokaları teşvik etmek amacıyla her 6 ayda bir sınav yapılarak bir üst kuşağa geçmeye imkân verilir.


 

1964 yılında ilk Uzakdoğu sporu olarak olimpiyatlara giren Judo’nun Türkiye´de ilkleri arasında Namık Canca, Muvahhit Baymur, Ayhan Sezgi, Metn Altınzincir, Şefik Güven gibi isimler yer almaktadır. Türkiye’de judo İstanbul, Kocaeli, Trabzon, Manisa, Konya, Samsun, İzmir, Antalya, Ordu, Rize şehirlerinde oldukça popülerdir.

 

Eski Yunan´da ve Roma´da boks önemli sporlardan biriydi. Acımasız bir biçimde yapılan boks genellikle boksörlerden biri ölünceye kadar sürerdi. Bir süre yasaklansa da 18. Yüzyılın başlarında İngiltere’de yeniden ortaya çıktı. 1719´da James Fig, Londra´da bir ring kurarak hem ders verdi, hem de bütün rakipleriyle dövüştü. Çıplak yumrukla yapılan bu dövüşlerin kuralları yoktu ve çok acımasız biçimde bazen saatlerce sürüyordu. 1866 yılında kurulan Amatör Spor Kulübü sayesinde eldivenle yapılan maçlar için kurallar getirildi. Böylece çağdaş boksun temelleri atılmış oldu.



 

Boks, en yorucu sporların arasında yer almaktadır. Boksörler antrenman yaparak karşılamaya hazırlanırlar. Antrenmanlar bir başka boksörle yapılabileceği gibi kum torbası, ip atlama, kondisyon çalışmalarını da kapsayabilir.



 

Doğru vuruş boksun temelini oluşturur. Rakibe atılan yumruğun eldivenin içinde iyice sıkılmış olması gerekmektedir. Başlıca vuruş biçimleri şunlardır: doğrudan vuruş, çengel vuruş, kroşe vuruş ve aparküt vuruş. Bir boks maçı üç biçimde sonuçlanır. Karşılaşmada daha fazla puan alan boksör maçı sayıyla kazanır. Yere düştükten sonra 10 saniye içinde ayağa kalkamayan ya da raundun başında ringe yeniden dönemeyen boksör nakavt’la yenilmiş sayılır. Ring hakemi ya da doktor boksörün maça devam edemeyecek durumda olduğuna karar verirse, rakibi karşılaşmayı teknik nakavt’la kazanmış olur.



 

Amatör karşılaşmalar kısadır ve bazen yalnızca ikişer dakikalık üç raunt sürer. Profesyonel maçlar ise, her biri üç dakikalık olmak üzere en çok 15 raunt yapılabilir.

 

KARATE:

                         Çocuk ve gençlerin yaratıcı becerilerini açığa çıkartıp ruhsal, fiziksel ve mental gelişimini besleyen, onların agresif tutumlarını kontrol etme becerilerini geliştirip sosyalleşmelerine destek veren bir spor branşıdır.    Giysilerine Karate-gi, öğrencilerine karate-ka denir. Karate antrenmanları, Kihon, Kata ve Kumite olmak üzere üç kısımdan oluşur. Kihon karatedeki temel tekniklerin parça parça çalışılmasıdır. Kata, sıraları önceden belirlenmiş çeşitli tekniklerin belirli bir sıra ile uygulandığı karatenin kuşaktan kuşağa aktarılması için oluşturulmuş alıştırmalardır. Kumite ise  müsabaka formatında karşılıklı yapılan çalışmalardır.

 

Aslında dünyanın en eski ve amatörce olan şekliyle bile en yaygın sporlarından biri olan bilek güreşinin bilinen ilk organize turnuvası 1952 yılında California’nın Petaluma şehrinde bulunan Gilardi’nin salonunda yapılmıştır. Bill Sobranes isimli genç araştırmacı bu bilinen ilk müsabakayı organize etmişti. Ardından kuzey California ve California eyalet şampiyonaları düzenlendi. Yapılan ilk dünya bilek güreşi şampiyonası 1962 yılında yine Petaluma California da düzenlendi.bu müsabakanın ismi WWC idi ve günümüze değin her yıl sonbaharda yapılmaktadır.

WWC o sıralar dünyanın en iyi bilek güreşçilerine sahip ABD ve Kanadalıların çoğunlukla katıldığı bir şampiyonaydı.1967 yılında işadamı Bob o´leary tarafından AAA (Amerikan bilek güreşi federasyonu kuruldu ve diğer ülkelerinde katılımıyla yapılan ilk dünya şampiyonası 1979 yılında Kanada’nın Alberta eyaletine bağlı Wetaskiwin şehrinde yapıldı.ardından 1980 Hindistan 1981 Brezilya 1982 ABD 1983 Kostarika 1984 yapılmadı 1985 Meksika 1986 Hindistan 1987 İngiltere 1988 İsveç 1989 Yunanistan 1990 ABD 1991 İsrail 1992 İsviçre 1993 Kanada 1994 İsveç 1995 Brezilya 1996 ABD 1997 Hindistan’da yapılmıştır.1997 yılında yapılan dünya şampiyonasında ülkeler arasında ihtilaflara sahne olmuş ve bu yıldan sonra her yıl 2 ayrı dünya şampiyonası düzenlenmiştir.o yıldan sonra dünya şampiyonaları 1998 kanada ve mısır 1999 Rusya ve Japonya 2000finlandiya ve ABD 2001 İtalya ve Polonya 2002 Mısır ve ABD 2003 ABD ve Rusya 2004 Brezilya ve Güney Afrika Cumhuriyetinde düzenlenmiştir.

Ülkemizde ki Tarihçesi

1997 Hindistan’da düzenlenen Bedensel Engelliler Bilek Güreşi Dünya Şampiyonasında;Nurettin YÜKSEL,İlk Bedensel Engelli Ağır Sıklet Bilek Güreşi Dünya Şampiyonluğunu elde etmiştir.

1998 Mısır’da 75kg.de Dünya 1.,1999 Macaristan Sağ-sol Avrupa 1.liği,2000 İstanbul Avrupa 1.liği ve ABD Dünya 1.liği,2001 İtalya Dünya 1.liği,2003 Almanya Avrupa 2.liği ve Kanada Dünya 1.liği,2004 Polonya Avrupa 1.liği,2005 Bulgaristan Avrupa 2.liği,2006 İngiltere Dünya 3.lüğü,2007 İsveç Avrupa 4.lüğü,2008 Norveç Avrupa 2.liği ve 2009 Bulgaristan Avrupa 3.lüğü ile Bedensel Engelliler Bilek Güreşinde Ülkemizin adını duyuran ve Türkiye Bedensel Engelliler Bilek Güreşine büyük katkı sağlamış nadide sporcularımızdan birisidir.

 

İkinci Geleneksel Engelliler Yaz Spor Okulu

Yaz spor okulunda 64 zihinsel, 40 otizm, 19 bedensel 7 çoklu engel, 4 görme, 3 işitme engelli olmak üzere toplam 137 engelli öğrenci eğitim alacaktır.

Çalışmalar bireysel, üç’er , altı’şar, dokuz’ar kişilik gruplar halinde çocukların seviyelerine göre basitten zora doğru yapılacaktır.

Kapanış töreni Belediye Başkanımızın teklifi doğrultusunda 28 Temmuz Perşembe günü engelli öğrenci ve aileleriyle birlikte yat gezisi düzenlenecek olup başarı sertifikaları verilecek.

Sizlere yaz spor okulunda vereceğimiz eğitimle ilgili bilgi vermek istiyorum.

Amacımız öğrencilerin fiziksel, zihinsel, sosyal, duygusal gelişimlerini desteklemek

- Çalışmalarda öğrencilerin fiziksel uygunluk, motor uygunluk ve motor becerilerini geliştirmeye yönelik aktiviteler ve spor branşlarımızdan atletizm, basketbol, voleybol, hentbol ve futbolun temel eğitimi verilecek.

Fiziksel uygunluk (kas kuvveti, kas dayanıklılığı, kas esnekliği, kordiovasküler dayanıklılık, ideal vücut kilosu)

Motor uygunluk (denge, hız, kordinasyon, çeviklik)

Motor beceri (atma, sıçrama, koşma…)

- Zihinsel gelişimde öğrenmeyi daha etkin hale getirmek için beden algısı, algıda seçicilik, dikkat ve hafızayı geliştirici aktiviteler yapılacaktır.

- Sosyal gelişimde grup halinde ortak hareket etmeyi, yardımlaşmayı, paylaşmayı öğrenmeleri hedeflemektedir.

- Duygusal gelişimde başarma duygusu geliştikçe bireyin kendine olan öz güveni artacaktır.
 

Sporun Engellilere Faydaları

1- Engellilerde spor gerek mental kapasite, gerekse fiziksel ve motor uygunluk olarak sağladığı artış, motorik beceri, denge, etgöz uyumunda sağladığı iyileşme, engellinin diğer eğitim ve çalışma faaliyetlerine kolay adapte olmasını sağlar.

2- Zekayı, dil gelişimini, entelektüel randımanı ve problem çözme yeteneğini arttırır.

3- Kendi beceri ve yeteneklerini keşfederek kendine olan güveni artar.

4- Paylaşma, yardımlaşma, iletişim gibi olumlu davranışları kazanarak sosyalleşir.

5- Sporun tabi sonucu olan iyi vakit geçirme ve eğlenme fırsatı verir.