Alpay Kabacalı



Gazeteci Alpay Kabacalı : 1942'de Antalya'da doğdu. Antalya Lisesi'nden sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. Çeşitli gazete ve dergilerde inceleme yazıları yayınladı.


Alpay Kabacalı

Alpay Kabacalı

ALPAY KABACALI KİMDİR
 
Alpay Kabacalı 1942'de Antalya'da doğdu. Antalya Lisesi'nden sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. Çeşitli gazete ve dergilerde inceleme yazıları yayınladı.
 
YAPITLARI: 1977'de Sağcı Basın Ne Dedi (1980), Türkiye'de Yazarın Kazancı (1981), Çeşitli Yönleriyle Neyzen Tevfik (1987), Türkçenin Sesi Fazıl Hüsnü Dağlarca (1987), Sekseninci Yaşında Nadir Nadi (1988), Şair Eşref (1988), Fıkralar Seçkisi (1988), Türk Kitap Tarihi (1989), Bir İhtilalcinin Serüvenleri (1988), Türkiye'de Basın Sansürü (1999), Arap Çöllerinde Türkler (1990), Aşk Şiirleri Antolojisi (1991), Bütün Yönleriyle Nasreddin Hoca (1991), Tarihimizde Kürtler ve Ayaklanmaları (1991), Türkiye'de Gençlik Hareketleri (1992), Türkiye'de Siyasal Cinayetler (1993), Türk Basınında Demokrasi (1994), Bir İhtilâlin Serüvenleri (1995), Gözyaşından Gülmeceye: Aziz Nesin (1995), Kültürümüzden İnsan Adları (1995), Yakın Tarihimizde Büyük Dönemeçler (1995), Bedrettin Tuncel'e Mektuplar (Yayına hazırlama, 1995), Aydınlanma Bilgesi: İlhan Selçuk (1996), Çok Katmanlı Duyarlıklar Yazarı Peride Celal (1996), Gül Yaprağını Döktü Bugün-Ağıtlar (1997), Türk Gezginlerin Gözüyle Yedi Deniz Beş Bucak (Antoloji, 1998), Cumhuriyet Öncesi ve Sonrası Matbaa ve Basın Sanayii (1999), Ali Fuat Erdan-Suriye Hatıraları (2003), A'dan Z'ye Yaşar Kemal (2003).

 

Küçük Dev Adam: Alpay Kabacalı

Kırk beş yıldır tanıdığım Kabacalı'nın sessiz, gösterişsiz tavrı beni hep etkilemiştir. Bir Yunus Emre olgunluğu, bir el değmemişlik duygusu... Dostoyevski'nin 'En büyük güç alçakgönüllülüktür' sözü sanki Kabacalı için söylenmiştir
 
Alpay Kabacalı bir koşucudur. 56 yıldan beri koşan bir kültür sanat koşucusu. Kütüphanelerde, tozlu raflarda, kitaplar arasında yayınevlerinde, dergi yöneticiliğinde, TYS ile Türk Pen yönetiminde durmaksızın koşturan, seçkin bir kültür-sanat koşucusudur. 12 Mart'ta, sıkıyönetim mahkemelerinde "11 ay" hapislere atıldığında, 12 Eylül'de Aziz Nesin'le birlikte TYS davasında 15 yıl hapis istemiyle yargılandığında da koşularını kesmemiştir. Derviş sabrıyla çalışmalarını sürdürmüş, birbirinden değerli otuzdan fazla kaynak kitapla, başvuru kitabına imza atmıştır.
 
Çelebi bir insandır.
 
Umudun ve aydınlanmanın koşucusudur. Toplumun bilincine ışık tutan, yönlendiren korkusuz bir aydındır.
 
Kırk beş yıldan beri tanıdığım Kabacalı'nın sessiz, gösterişsiz tavrı beni hep etkilemiştir. Bir Yunus Emre olgunluğu, bir el değmemişlik duygusu... Dostoyevski'nin "En büyük güç alçakgönüllülüktür" sözü sanki Kabacalı için söylenmiştir. Yarım yüzyılı çoktan aşan araştırmacı yazarlığında kendi dışına taşmaz, kimseye kızmaz, yormaz, çelebi bir insandır. Aksine sessiz, güven veren bir çalışkanlık örneğidir. Devrimcidir. Yüreği aydınlanma rüzgârıyla doludur. Gönül insanıdır.
 
Dergicilik, gazetecilik, yayınevlerinde düzeltmenlik, And dergisi yazı işleri müdürlüğü, gazete ve dergilerde kültür ve sanat yazıları...
 
 
AĞITLARLA İLGİLİ ARAŞTIRMA
 
Dürüstlük ve çalışkanlık, tutku, Kabacalı'nın özetidir. Yaşar Kemal'in çocukluğundan beri derlediği, "Gül Yaprağın Döktü Bugün-Ağıtlar" adlı yapıtı, ülkemizde, "Ağıtlar" üzerine yapılmış en kapsamlı araştırma kitaplarından biridir. Dört yüz sayfalık kitapta, Alp Er Tunga ağıtından bugüne, ülkemizin dört yanından, yüzlerce kaynak karıştırılarak ortaya konulmuş, derlenmiş bir başyapıttır. İki yüz elliden fazla ağıt vardır içinde.
 
Yaşar Kemal'in 1943 yılında yayımladığı, "Ağıtlar" yapıtının dışında, derlediği yüzlerce ağıt kaybolmuştur. Yaşar Kemal'in, Türk Dil Kurumu'na gönderdiği ağıtlar kalmıştır yalnızca. Alpay Kabacalı, 1974 yılında Türk Dil Kurumu arşivlerini on yedi yıl tarayarak bu ağıtları ortaya çıkarmıştır.
 
"Ölüm insan soyunun en çok uğraştığı macerası olmuştur" diyor Yaşar Kemal. Gılgamış Destanı'ndan beri süregelen "ölümsüzlük mitosu" Şahmeran öyküsünde, Lokman Hekim türküsünde, Homeros'un "İlyada"sında enine boyuna anlatılır. Truva Savaşı'nda Hektor'un ölümü için karısının yaktığı ağıtlarda, seferberlikte şehit düşen yüz binlerce askerin ardından yakılan "Vay Anam Kurası" ağıtları, ikisi de birer acı ve ağıt dili olan Türkçe ve Kürtçe ağıtlar. Sümerlerde Temmuz efsanesine kadar giden acı çekme kültü, ağıt yakma geleneği, Kerbela olayı, sırtlarını zincirlerle döven Şiilerin gösterileri, Kudüs'teki "ağlama duvarı", dini ayinlerde acı çeken müminler, Kozanoğlu ağıdı, Kazım'ın türküsü, Ürgüplü Refik Başaran'ın okuduğu "Cemalim Cemalim, algın Cemalim al kanlar içinde kaldın Cemalim" ağıtı, "Çamlığın üstünde tüten bir tütün, acı çekmeyenin yüreği bütün", "Ezo Gelin ağıdı, "Kışlalar doldu bugün" ağıdı, Karacaoğlan'ın, intihar eden Türkmen güzeli, Ceren'e yaktığı ağıt türkü ve buna benzer binlerce ağıtın sahibi olan, sanatçıların da küller eleyen, dökülen kanları yüzlerine, ellerine süren, Kürt ve Türk anaların görkemli ağıtları... Ve her doğumda ölümün birazını yenen, her doğumda ölümün üstüne rahmi ile yürüyen, ölüme karşı çıkan, yaratıcı Anadolu kadınları...
 
 
ÇALIŞKAN BİR YAZAR
 
Bütün bunları, Alpay Kabacalı'nın büyük bir sabırla hazırladığı "Gül Yaprağın Döktü Bugün-Ağıtlar-Yaşar Kemal" adlı kitaptan öğreniyoruz.
 
Halkımız, Alpay Kabacalı gibi sessiz, çalışkan bir yazarı yetiştirdiği için büyüktür.
 
Aydınlık, 18 Mart 2014

 
Kaynak : Gerçekedebiyat.com  (Osman Şahin)

 

Türk Basını'nın araştırmacı yazarlarından Alpay Kabacalı vefat etti.

72 yaşında ölen Kabacalı'nın cenazesi, yarın Üsküdar Doğancılar Camii'nde kılınacak ikindi namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verilecek.

Basın Şeref Kartı ve Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü sahibi olan Alpay Kabacalı1942 yılında Antalya'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ndeki öğrenimi sırasında çeşitli gazete ve dergilerde çalıştı. 1966-68'de Gerçekler Postası adlı siyaset ve kültür dergisini 14 sayı yayımladı. 1968-69'da Ant Dergisi'nde Yazı İşleri Müdürlüğü yaptı. Bu dergide yayımlanan bir yazıdan dolayı 12 Mart döneminde 11 ay cezaevinde yattı. 

Daha sonra yayınevlerinde ve haber ajanslarında redaktörlük ve yöneticilik yapan Alpay Kabacalı,  Yeni Ortam ve Cumhuriyet gazetelerinde yazdı. Milliyet Sanat, Sanat Olayı ve Yeni Gündem dergilerinin Yazı İşleri Müdürlüğünde bulundu. 12 Eylül döneminde Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) davasında yargılandı ve beraat etti. 

"Tanzimat'tan Cumhuriyet'e Türkiye Ansiklopedisi" ile "Cumhuriyet Dönemi Türkiye Ansiklopedisi" yayın kurullarında yer alan Alpay Kabacalı, Cumhuriyet Gazetesi'nde yazıları, yazı dizileri ve kültür insanlarıyla yaptığı röportajlar yayımladı. Uzun yıllar Türkiye Yazarlar Sendikası'nın ve Türkiye PEN'in yönetim kurullarında görev alan Kabacalı, Bilim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği'nin (BESAM) başkanlığını da yaptı. 60 civarında kitabı yayımlanan Alpay Kabacalı'nın, "Türk Yayın Tarihi", "Türkiye'de Basın Sansürü", "Türk Basınında Demokrasi", "Türkiye'de Matbaa Basın ve Yayın", "Ahmet İhsan Tokgöz: Matbuat Hatıralarım", "Kanuni Sultan Süleyman", "Türkiye'de Siyasal Cinayetler" ve "Bilinmeyen Yönleriyle Cumhuriyet Tarihi" gibi eserleri bulunuyor.

Kaynak: hurriyet.com.tr