FATMA SULTAN SUYU (İBRAHİM PAŞA SUYU)



Bu isimle bilinen su, Şerefâbâd Sarayı için getirilmiş ve bu sırada Sultan III. Ahmet (1703-1730) Sadrazam İbrahim Paşa, Sultanlar ve Şehzadeler adına yaptırılan 40 adet çeşmeden ve Fatma Sultan Sarayı'ndan da akıtılmıştı.


FATMA SULTAN SUYU (İBRAHİM PAŞA SUYU)

Bu isimle bilinen su, Şerefâbâd Sarayı için getirilmiş ve bu sırada Sultan III. Ahmet (1703-1730) Sadrazam İbrahim Paşa, Sultanlar ve Şehzadeler adına yaptırılan 40 adet çeşmeden ve Fatma Sultan Sarayı'ndan da akıtılmıştı. Şerefâbâd Kasrı, 1580 tarihinden beri mevcut olup isimleri değişikti. Bu saray bahsine bakınız. Bu sarayın bir suyu olduğuna göre, 1727- 28 tarihlerinde saray, yeni baştan yaptırılırken mevcut olan su yolu ıslah edilmiş veya yeni baştan yaptırılmıştır. Şair Nedim'in maksem tarihi için söylediği şiirde: Şerefâbâd içindir aslı amma kim bu maksemden Bu şehr-i Üsküdar'a dahi küllî hisse peydâdır dendiğine göre su, yalnız Şerefâbâd Kasrı için getirilmiş değildir. Büyük bir şehircilik anlayışı ile gelişen Üsküdar'ın su ihtiyacını karşılamak amacıyla bu kadar büyük bir külfete katlanılmıştır. Suyun kaynakları İçerenköy taraşarında, Merdiven Köyü ile Karaman Çiftliği civarında akan Sazlıdere yanında idi.

Sekiz kaynaktan gelen sular, üzeri kapalı ufak bir havuzda toplanır. Buradan çıkan su, Kireç Ocakları ve Uzunçayır'ın kuzey tarafında ve yamaçtan geçerek civardan gelen katmaları alır. Taşlıdere yakınlarında eski Dahiliye Nazırı (İçişleri Bakanı) Memduh Paşa'nın (1839-1925) çiftliğine gelir, burada tekrar katma sularla dolan su yolu, Küçük Çamlıca Tepesi'nin güney eteklerindeki Semerci Bağı ve Üçpınar mevkiine ulaşırdı. Burada hâlâ mevcut olan maksemden yola çı- kan su, biraz ileride Yeni Cami için evvelce bulunan suyu, Altunizâde semtindeki Necip Bey tarlasından gelen suyu ve bugün Askeri Prevantoryum olan Ahmet Celâleddin Paşa'nın çiftliğinden gelen suyu aldıktan sonra Acıbadem'e doğru inerdi. Künk yol, yeni katma suları aldığı Validebağı'ndan sonra Seyyid Ahmet Deresi tarafında, toprağın uygunluğundan delme mecra haline ve sonra künk olarak yoluna devam ederdi.

Nuhkuyusu Caddesi başında ve Kapıağası mevkiindeki birinci su terazisine giren su dökülerek soldan birinci, ikinci ve üçüncü koldaki çeşmelere su verirdi. Duvardibi mevkiindeki ikinci teraziden ayrılan su ise, o sıralarda henüz yıkılmayan Kavak Sarayı ile Üsküdar Sarayına ve bunların etrafında bulunan bir çok tesislere su verirdi. Bu teraziden ayrılan diğer bir kol da, Paşakapısı mevkiinde ve Belediye Şubesi arkasındaki büyük havuza ve buradan da Doğancılar Meydanı yanındaki makseme gelirdi. Şerefâbâd Kasrı maksemi bahsine bakınız. Bu maksem Şerefâbâd Kasrı'na ve civarındaki çeşmelere su verirdi.