ÜSKÜDAR SIBYAN MEKTEPLERİ



İlköğrenim görmek üzere açılan okullara bu ad verilirdi. Hemen her mahallede bulunduğundan halk arasında Mahalle Mektebi adıyla anıldığı gibi, çoğu taşla yapılmış binalar olduğundan Taş Mektep de denirdi.


ÜSKÜDAR SIBYAN MEKTEPLERİ

İlköğrenim görmek üzere açılan okullara bu ad verilirdi. Hemen her mahallede bulunduğundan halk arasında Mahalle Mektebi adıyla anıldığı gibi, çoğu taşla yapılmış binalar olduğundan Taş Mektep de denirdi. Bu mektepler ekseriyetle camilere bitişik büyük bir odadan ibaretti.

'Amin Alayı' ile okula başlayan çocuk, umumiyetle camiin imamı veya müezzini olan 'Hoca Efendi' den ders görürdü. Okutulan dersler elifbadan (alfabe) başlamak üzere Kur'an, yazı, ilmihal ve hesaptan ibaretti. Sonraları buna tarih ve coğrafya da ilâve edilmiştir. Bu mektepler sabahleyin erkenden açılır, ikindiye kadar devam ederdi. Sabahleyin gelen öğrenciler şimdiki öğrenci andı gibi hep bir ağızdan, 'Gülbang' okurlardı. Ücretli olan sıbyan mekteplerinde sınıf taksimatı yoktu. Hatim indiren mektebi bitirmiş olurdu.

Resmi İptidaî Mektepler'in açılması ve çoğalması ile sıbyan mektepleri tabiri bırakılmış ve onun yerine Mekâtib-i İbtidaiyye tabiri kullanılmaya başlanmıştır. 1870 tarihlerinde yalnız Üsküdar'ın merkezinde 28 sıbyan mektebi vardı. Oysa o tarihte İstanbul'un diğer merkezlerinde bu kadar okul yoktu. O devirde, Üsküdar'a bağlı olan Kadıköy'de sadece altı okul bulunuyordu.