ŞEYHÜLİSLÂM FEYZULLAH EFENDİ YALISI



Yalı, Üsküdar ile Kuzguncuk arasında, Nemlizâde tütün deposunun biraz ilerisinde idi.


ŞEYHÜLİSLÂM FEYZULLAH EFENDİ YALISI

Yalı, Üsküdar ile Kuzguncuk arasında, Nemlizâde tütün deposunun biraz ilerisinde idi. Erzurumlu olan Feyzullah Efendi, 1048 (1639)'da doğmuş ve tahsilini tamamladıktan sonra 1664'te o sırada mühim bir mevki tutmuş olan, Vani Mehmet Efendi'nin daveti üzerine İstanbul'a gelmiş ve aynı senenin Temmuzunda Vani Efendi'nin kızı Ayşe Hanım ile evlenmiştir. 15 Şubat 1688'de şeyhülislâm olmuşsa da bu görevde ancak 17 gün kalabilmiş ve bir askerî karışıklık sırasında Topkapı Sarayı'ndaki meclisten Bostancıbaşı marifetiyle kaldırılıp bir sandala konmuş ve "Üsküdar yakasından Kuzguncuk'taki yalısına, ordan arpalık namıyla sılası olan Erzurum'a gönderildi." Yedi sene orada kalan Feyzullah Efendi II. Mustafa'nın tahta geçmesi üzerine 22 Nisan 1695'te İstanbul'a gelmiş ve 26 Mayıs 1695'te de ikinci defa Şeyhülislâm olmuştur. Fakat, 22 Ağustos 1703'te zuhur eden Edirne Vak'ası sırasında, meşîhati esnasında diktatörce hareket etmesi, bütün aile efradını iş başına geçirmesi, büyük oğlunu meşîhat veliahdi ilân etmesi ve sadrazamları bendegânı haline getirmesi gibi sebeplerle hapsedilmiş ve "üç gün üç gece envai türlü işkence olup malın söyletemediler... Bitpazarına götürüp beygirden aşağı kakı verdiler ve çökertip boynunu vurdular. Ve ayaklarına birer ip bağlayıp ve başını sakalından ayağına bitişik ip bağlayıp ve cebren 300 mikdarı kefere iplerin ucundan yapışıp papazları önlerince küçük kandillerini yakıp... cesedi bir buçuk mahalden sürüp Yeniçeri Ordusu'na getirdiler." Cümlenin manzuru olduktan sonra Tunca Nehri'ne attılar. Feyzullah Efendi'nin hayratı olarak, Erzurum'da bir medrese ile darülkurra ve cami, Şam'da bir darülhadis, İstanbul'da medrese ve kütüphane, Edirne'de Cebehane yakınında bir çeşme, İstanbul'daki medresesinin dış duvarında keza bir çeşmesi vardır. Feyzullah Efendi'nin İstanbul'da Fatih'te eski hanesi karşısında yaptırdığı medrese bugün Millet Kütüphanesi olarak kullanılmaktadır. Kendisinin muhteşem kışlık konağı ise Zeyrek semtinde idi. Bu, saray kadar büyük konak sonradan Kandiye muhafızı Numan Paşa'nın (öl. 1719) nişanlısı Ayşe Sultan'a (öl. 1752) verilmiştir. Feyzullah Efendi yalısında oturduğu sırada kızı Ayşe Hanım'ı, Sultantepe'de cami, kütüphane ve konağı olan Mirzazâde Şeyh Mehmet Efendi ile evlendirmiştir. Azize Hanım adlı diğer bir kızını da, Paşakapısı mevkiinde ve Üsküdar Lisesi'nin bulunduğu yerdeki, muhteşem konağında oturan Şeyhülislâm Dürrî Mehmet Efendi (öl. 1736) ile evlendirmiştir. Oğlu Mustafa Efendi Şeyhülislâm olmuş ve Safer 1158 (Mart 1745) tarihinde vefat ederek Eski Menzilhane karşısına defnedilmiştir.