Faik Bey Mescidi Sokak



Derya Sokak ile Faik Bey Sokak arasında yer almaktadır. Ayrıca Lise Sokak ile de kesişmektedir


Faik Bey Mescidi Sokak

Faik Bey Mescidi Sokak

Derya Sokak ile Faik Bey Sokak arasında yer almaktadır. Ayrıca Lise Sokak ile de kesişmektedir. Buraya eskiden beri “Cifte Cevizler” mevkisi de denilmektedir. Sokağın adı burada bulunan Faik Bey Mescidi’ni de yaptıran ve Sultan II. Abdulhamid döneminde İstanbul Belediyesi “Esnaf Mufettişliği” görevinde bulunan Hacı Ahmet Faik Bey’den gelmektedir. Faik Bey’in Üsküdar’da ikisini inşa, ikisini de ihya ettirdiği dört önemli hayır eseri vardır: Mektep, mescit ve iki ceşme. Şehremaneti Esnaf Müfettişi Hacı Ahmet Faik Efendi, ilk olarak Üsküdar’da bir mektep yaptırdı. 27 Nisan 1896 tarihli bir belgeye göre “Ahmet Faik Efendi’nin iptidai mektebi olmak üzere Maarif’e  bıraktığı Üsküdar’daki Toygar Tepesi’nde bulunan binasına kendisinin adı verilerek, buraya bir muallim tayin edildiği” bildirilmektedir. Bu arada 31 Aralık 1905’de Sultanın iradesi ile İstanbul Belediyesinde de başarılı çalışmalar yapan Dokuzuncu Daire-i Belediye Esnaf Müfettişi Faik Bey’in sahip olduğu rütbenin bir derece terfii için emir çıkmıştı. 24 Aralık 1906 tarihli bir başka belgeye göre de; Şehremaneti Esnaf Müfettişi Elhac Ahmet Faik Efendi’nin      Üsküdar’da bir mektep yaptırarak Maarif’e bağışladığı” bildirilmektedir. Günümüzde “Faik Bey Camii” olarak da bilinen mescit bu sokakta inşa edilmiştir. Mescit; Acıbadem Caddesi ile Koşuyolu Caddesi arasında, bir vadi içinde ve Çiftecevizler ismi ile anılan yerdedir. Önünden İbrahimağa deresinin geçtiği camiin kıble tarafında Çiftecevizler Mesiresi bulunmaktadır. Ahşap olan asıl cami, 1975 tarihinde kagire dönüştürülmüştür. Bu onarımda ahşap iki sütun üzerine oturtulan, dışa taşmalı mihrap kısmı kaldırılarak niş haline sokulmuştur. Camiye dar bir taşlıktan, eskiden ahşap, şimdi mozaik olan merdivenle çıkılır. 1975 tarihinden evvel ahşap minaresi yıkılmış bulunduğundan, camiin yanındaki kurumuş bir meşe ağacının gövdesi üzerine yerleştirilmiş bir tahta balkondan ezan okunmakta idi. Son tamirde camiin sağ tarafına tuğladan yüksek bir minare yapılmıştı. Aydınlık ve şirin olan mabedin minberi ahşaptı. Caminin hiç bir yerinde yapıldığı tarihi belirten bir kitabe yoktu. Ancak Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan 20 Ocak 1910 tarihli bir belgeye göre, Esnaf Müfettişi Hacı Ahmet Faik Efendi Üsküdar’da inşa ettirdiği Cami-i Şerif’e gelir temini için vakfettiği yerleri Vakıflara bildirmişti. Faik Bey, Üsküdar’da Tunusbağı Çeşmesini de tamir ettirmişti. Çeşmenin üzerinde bulunan 8 Ekim 1907 tarihli bir kitabede; bu çeşmenin “Onuncu Daire-i Belediye Esnaf Müfettişi Seyyid Hacı Faik Bey”tarafından ikinci kez tamir ettirildiği bildirilmekte idi. Bu çeşme adı bilinmeyen bir hanım tarafından asırlar önce yaptırılmıştı. Yaptırdığı iki tamirattan dolayı ceşme “Faik Bey Ceşmesi” olarak da bilinmekte idi. Faik Bey’in ihya ettirdiği bir başka ceşme de Tunus Bağı Caddesi üzerinde Ethem Paşa Sokağı’nın birleştiği yerde bulunan ve 1681’de inşa edilen, banisi belli olmayan Şehit Suleyman Paşa Ceşmesi idi. Bu sokak çevresinde bulunan en önemli tarihi eser şüphesiz ki eski Hicaz Valisi ve Bahriye Nazırı AhmetRatıp Paşa’nın Köşkü idi. Ahmet Ratıp Paşa (1845-1914) Üsküdarlı olup, Şemsipaşa’da Kaptan-ı Derya Mahmud Paşa’nın yalısında doğmuştu. 31 Mart (1909) Vakası’ndan sonra “İstibdad”ın sembol isimlerinden olduğu iddiası ile Çamlıca’daki köşkünden alınarak Bekirağa Bölüğü’nde hapsedilmiş ve daha sonra da Midilli Adası’na sürülmüştü. Bir müddet sonra para karşılığında salıverilen Ahmet Ratıp Paşa, 1914’te Üsküdar’da vefat etmişti. Ahmet Ratıp Paşa’nın ahşap, dört katlı ve beyaz boyalı bu muhteşem köşkü bir bahçe içinde olup çok güzel bir manzarası vardır. Uzaktan bakıldığında uçmaya hazırlanan bir kartalı andıran bu muazzam yapının arka bahçesi Faik Bey Mescidi Sokağı’na kadar uzanmakta idi. Buraya yüksek bir istinat duvarı yapılmıştı. Bina, çok kıymetli ve zengin malzeme ile inşa olunmuştu. Tarihî muhteşem binada 54 oda vardı. Bu yazlık köşk Mimar Kemaleddin Bey tarafından yapılmıştı. Ahmet Ratıp Paşa Köşkü, Paşa’nın ölümü sonrası bahçesi ve bütün müştemilâtı ile beraber, o devrin Maarif Nazırı Şükrü Bey tarafından bakanlık adına okul yapılması şartı ile- satın alınmıştı. Burada, 13 Aralık 1914’te Acıbadem Yatılı Numune Kız Lisesi açılmış ve bu okul için Almanya’dan şüvesterler ve kadın