Uzunçayıryolu Sokak



Acıbadem Caddesi üzerinde Şevket Paşa sokak ile Gunal Sokak’ın kesiştiği sokaktan başlayarak yokuş aşağı devam eden sokaktır.


Uzunçayıryolu Sokak

Uzunçayıryolu Sokak

Acıbadem Caddesi üzerinde Şevket Paşa sokak ile Gunal Sokak’ın kesiştiği sokaktan başlayarak yokuş aşağı devam eden sokaktır. Sonbahar Sokak, Yaprak Sokak ve Şehit Fethi sokaklarla kesiştikten sonra Necip Bey Sokak’ta sona erer. Bugün Ankara asfaltının üzerinden gectiği alan uzerinde bir zamanlar Uzuncayır Mesiresi bulunuyordu. Temiz havası nedeniyle özellikle ciğer hastalarına tavsiye edilen bir sayfiye, mesire ve dinlenme yeri olarak nam salmıştı. Padişahların ödüllendirmek sistedikleri kişilere bu bölgeden arazi bağışladığı, kendilerinin de Uzunçayır’a av ve eğlence için sık sık geldikleri bilinmektedir. Günümüzde askeri sanatoryum olarak kullanılan Köçeoğlu Köşkü de bu alanda bulunmaktadır. Bu köşkün yanında gayet geniş bir korusu ve arazisi vardır. Ahmet Celâleddin Paşa, Köçeoğlu Köşkü’nü satın aldıktan sonra tamir ettirmiş ve bu sırada da yanına iki köşk daha ilâve etmişti. Gösterişli, yakışıklı, mert ve son derece doğru sözlü bir kimse olan Ahmet Paşa, Mısır Hıdivi İsmail Paşa’nın kızı Prenses Fatma Hanım’ın kızı İsmet Hanım’la evlenmişti. Karısını genç yaşında veremden kaybetmesi üzerine, kendisine büyük bir miras kalmış ve bunu da Avrupa kumarhanelerinde yemişti. 1897’de Paris’e gönderilen Paşa, burada toplanan Jön Türkler’i Türkiye’ye getirmeğe çalışmış ve bunda da oldukça başarılı olmuştu. Köçeoğlu Köşküne, Acıbadem Caddesi ile birleşen Nişantaşı Yolu ile gidilir. Köşkün sol tarafında derin bir vadi vardır. Bunun solunda ve yüksek bir tepe üzerinde bir koru daha bulunmaktadır. Ahmet Paşa’nın yaptırdığı bu köşkler, 1935 tarihlerinde yanmış, Köçeoğlu Köşkü ise günümüze kadar gelebilmiştir. Duvar ve tavanları yağlı boya resimlerle süslü bulunan yapı yukarıda da belirildiği gibi askeri sanatoryum olarak kullanılmaktadır. Köşkün yanındaki koruya 1935 yangınından sonra, Güzel Orman Çişiği adıyla bir gazino açılmıştı. Köşkün ilk sahibinin Bebek’te, ayrıca muhteşem bir yalısı vardı.