Necmeddin Okyay Sokak



Üsküdar’ın Ahmediye Mahallesi sokaklarından biri olan Necmeddin Okyay Sokak, Ferah Sokak ile Toptaşı (Dr. Fahri Atabey) Caddesi arasında yer almaktadır.


Necmeddin Okyay Sokak

Necmeddin Okyay Sokak

Üsküdar’ın Ahmediye Mahallesi sokaklarından biri olan Necmeddin Okyay Sokak, Ferah Sokak ile Toptaşı (Dr. Fahri Atabey) Caddesi arasında yer almaktadır. Ayrıca bu sokak Pırnal Sokak ile de kesişmektedir. Sokak adını ünlü hattatlarımızdan olan; ok yapımcılığı, ebru, ciltçilik, mürekkepçilik ve gül yetiştiriciliği gibi birçok konuda maharet kazanarak hezarfen lakabını hakeden Necmeddin Okyay Bey’den almıştır. Necmeddin Okyay, 29 Ocak 1883’de Üsküdar’da adının verildiği bu sokakta doğmuştur. Babası Yeni Valide Camii İmamı ve Mahkeme-i Şer’iyye Başkâtibi Mehmed Abdünnebi Efendi’dir. O eski “fakir Üsküdar”ın manevi ikliminde milli ve manevî hayatın bütün ameliyelerinden geçen küçük Necmeddin, mahalle mektebinde başladığı hıfzını Ravza-i Terakki Rüşdiyesi’nde tamamlamış, burada yazı hocası Hasan Talat Bey’in dikkatini çekerek ondan Rik’a, Divani ve Celi Divani meşk etmiş ve icazet almıştır. Onun aracılığı ile Sülüs ve Nesih’te üstadı olan Filibeli Bakkal Arif Efendi’den de meşke devam ederek ondan da icazet almıştır. Konyalı Vehbi Efendi’den eski usülde is mürekkebi imal etmesini öğrenmiş, devrin en renkli şahsiyetlerinden Şeyh Hezarfen Edhem Efendi’den de ebru ve âhar öğrenmek için Özbekler Tekkesi’ne gidip gelmeye başlamıştı. Edhem Efendi, günümüzde şaşırtıcı bir canlılık kazanan ebru sanatının o günlerde yegâne temsilcisi idi. Bu sanatı ondan devralıp günümüze ulaştıran Necmeddin Okyay, komşuları olan Ressam Hoca Ali Rıza Bey’den de renklerin birbiriyle imtizacı hususunda dersler almış ve ebruda geçmişteki ustalarınhiç denemediği yeni bir tarz meydana getirmişti. Çiçekli ve yazılı ebruya bunun için Necmeddin Ebrusu denilmeye başlanmıştı. Ta’lik meşkini de o devrin en büyük Ta’lik üstadı Hattat Sami Efendi’den tamamlamıştı. Babasını 1907 yılında kaybeden Necmeddin Hoca; onun yerine Üsküdar Yeni Valide Camii imam ve hatipliğine tayin edilecek ve bu görevi tam kırk yıl sürdürecektir. Genç sanatkârı, daha sonra hat ve süsleme sanatlarını disiplin altına almak amacıyla kurulan ve açılışı 18 Ağustos 1915’te açılan Medreset’ül-Hattatîn’de Tuğrakeş İsmail Hakkı (Altunbezer)’nın dizi dibinde Celî Sülüs meşk etmiş ve Tuğra çekmiştir. Burada tarihlerinde yaptırılmıştır. Bir ara bu külliyenin bulunduğu semt Malatyalı İsmail Ağa Mahallesi olarak da isimlendirilmişti. Gündoğumu Caddesi’ne açılanbir kapıdan hamamın ahşap camekân kısmına girilmektedir. Camekân, uzaktan bakıldığında, iki tarafıcumbalı bir evi andırmaktadır. Üç tarafında soyunma odaları vardır. İki katlıdır. Tavanı, içte oval ahşap bir kubbe ile örtülmüştür. Çatısı kiremit döşelidir. Sekiz köşeli bir çatı fenerinden bol ışık almaktadır. Günümüzde hâlâ çalışmaktadır. Hamamın sol tarafındaKefçe Bostanı Çıkmazı, sağ tarafında ve yol aşırı yerde meşhur İskender Baba Türbesi, Kaymakçı Tekkesive Nevşehirli Damat İbrahim Paşa Çeşmesi vardı.Diğerleri yıkılmış olup; şimdi yalnız türbe ayaktadır.Hamamın karşısındaki Ahmediye Camii Mezarlığı,Fethi Efendi Tekkesi, Türbesi ve Çeşmesi’nden ise hiçbir eser kalmamıştır