Açık Türbe Sokak



Sümbülzâde Sokağı’nı Doğancılar Caddesi’ne bağlayan sokaktır.


Açık Türbe Sokak

Açık Türbe Sokak

Sümbülzâde Sokağı’nı Doğancılar Caddesi’ne bağlayan sokaktır. Sümbülzâde ve Cami sokakları ile kesişen sokağın, Sümbülzâde Sokağı ile kesiştiği köşede Ahmet Çelebi Camii bulunmaktadır. Bu sokak adını burada bulunan ve Aziz Mahmud Hüdâî Külliyesi dışında kalan ve Saklı Evliya da denilen, Aziz Mahmud Hüdâî Hazretlerinin türbesine büyük hürmet gösterdiği “Gizlice Evliya”nın türbesinden almaktadır. Gizlice Evliya Sultan Celvetî Dergâhı da bu sokakta bugünkü Üsküdar Postanesi’nin arkasında idi. Şu anda yerinde yeller esen ama hazîresinin bir bölümü “açık türbe” olarak mevcut olan dergâhın kurucusu ve postnişinlerinin son iki – üçü dışında büyük bir bölümü bilinmemektedir. Açık Türbe, Ocak 1861’de Sultan Abdülmecid dönemi sonlarında tamir edilmiştir. Ahmed Çelebi Camii, Açıktürbe Sokak ile Hüdâî Mahmud Sokağı’nın birleştiği yerde ve Hüdâî Mahmud Sokağı’nın sağ köşesindedir. Ahmet Çelebi Camii’nin karşısında, Sümbülzâde Sokağı ile Açık Türbe Sokağı’nın birleştiği yerde ve Açık Türbe Sokağı’nın sağ köşesinde yer alan Şeyhülislâm Minkarizâde Yahya Efendi Medresesi de bu sokağın önemli yapılarındandır. Medresenin hangi tarihte yapıldığı belli değildir. Yahya Efendi, Kasım 1662’de şeyhülislâm olmuş ve Ocak 1678’de vefat edinceye kadar bu vazifesini sürdürmüştür. Medresesini 1665 tarihlerinde yaptırdığı sanılmaktadır. Eski adı Yeni Çeşme Yokuşu olan Açık Türbe Sokağıile Aziz Mahmud Efendi Sokağı’nın birleştiği yerde ve Açık Türbe Sokağın sağ köşesinde Sadrazam Halil Paşa Sebili bulunmaktadır. Sultan II. Abdülhamid döneminde Açık Türbe’de bulunan fakirlere ve dervişlere sık sık yardım edilmişti. Ayrıca 1910 yılında faaliyete başlayan ve “Açık Türbe Ana Mektebi” adı ile meşhur olan mektep de bu sokakta idi. Ana Mektebi özellikle Muallime Mihrişah Hanım’ın öncülüğünde başarılı faaliyetlerde bulunmuştu. Ancak I. Dünya Savaşı’nın zor koşulları nedeni ile 20 Ekim 1917’de binası Türk Ordusuna tahsis edildiğinden kapanmıştı. Sokak özellikle Aziz Mahmud Hüdâî Hazretleri’nin külliyesine yakın olmak isteyen Celvetîlerin ilgisini çekmişti. Celvetî Tarikatı mensubu olan İstanbul eski Merkez Kumandanı Kerameddin Paşa da bu yüzden Üsküdar’da Açık Türbe Sokağı’nda oturmakta idi. Üsküdar Postanesi şu andaki postanenin yerinde ama Açık Türbe Sokağı’ndaki Gizlice Evliya Tekkesi’nin haziresinin Hâkimiyeti Milliye Caddesi’ne bakan bölümünün üstüne inşa edilmiş tek katlı bir bina idi. Binanın girişine yaklaşık 20-30 basamaklı bir merdivenle çıkılırdı. Postaneden Halk Caddesi’ne kadar olan kısım da mezarlık idi. Daha sonra 1940’ların ortalarında postane soluna iki buçuk katlı kübik stilde bir de Defterdarlık binası inşâ edilmişti. O zamanlarda bu postanede Üsküdar’ın 2 adet umûmî telefonu vardı. Onlar da Postanede idi. Bu telefonlar Üsküdar ahalisinin ihtiyaçlarını karşılamadığı için o zamanlar eczanelerden de belirli bir ücret karşılığında telefon etmek mümkündü. Daha sonra kırtasiyeciler de bu hizmeti vermeye başlamışlardı. 1950’lerin ortalarında ise hemen hemen her dükkânda ufak ankesörlü telefon cihazları bulunmaya başlamıştı. Bunlara 10 kuruş atılarak telefon edilmekte idi. Üsküdar’ın bu postanesi 1958-1959’larda yıkılarak yerine doğru dürüst ve kapsamlı hizmet verecek birkaç katlı bir postane binası yapılmıştı. 2006’da bu bina da tâdil edilerek hizmet alanı genişletilmiş ve Avrupa’daki benzerleri gibi bankacılık hizmeti de verebilecek çok amaçlı bir komplekse dönüştürülmüştür.