Eşref Saat Sokak



Valioğlu Sokağı’nı Şemsi Paşa Caddesi’ne bağlayan sokaktır.


Eşref Saat Sokak

Eşref Saat Sokak

Valioğlu Sokağı’nı Şemsi Paşa Caddesi’ne bağlayan sokaktır. Rumi Mehmet Paşa Camii’nin arkasında yer alan sokak Çeşme-i Cedit Sokağı ile kesişmektedir. Bu sokak adını Osmanlı’da bir işe başlarken devletçe belirlenen, uğurlu ve uygun zaman anlamına gelen “eşref saat”inden almaktadır. Bu deyimin aslı eşref–i saat (zamanın şereflisi, muvafık zaman, denk gelme) şeklinde ifade edilmektedir. Osmanlı sarayında bulunan müneccimbaşıların; pâdişahın tahta çıkması, şehzâdelerin doğumu ve isimlerinin konulması, savaş ilanı, ordunun hareketi, önemli bir devlet işine başlanılması, sadrazama mühür verilmesi, bina inşaatına temel konulması, denize gemi indirilmesi, sultanların düğünlerinin yapılması vs. pek çok konularda zamanın tesbitinde önemli rolleri vardı. Eşref Saat Sokağın eski adı Medrese Sokak’tı. Bu sokağın en önemli tarihî yapıları Rum Mehmet Paşa Camii, Türbesi, Medresesi, Mektebi, Solak Sinan Mektebi, Mahmud Şevket Paşa Konağı ve Şair Şem’i Efendi Türbesi idi. Rum Mehmet Paşa Camii; Eşref Saat Sokağı ve Şemsi Paşa Bostanı Sokağı ile çevrili alanda yer almaktadır. Camii; Fatih Sultan Mehmed’insadrazamlığını da yapmış olan Rum Mehmet Paşa tarafından 1471 yılında klasik Osmanlı üslûbunda inşa ettirilmiştir. Paşa’nın aynı üslûpla yaptırdığı taş türbesi de camiin hemen önündedir. Camiin haziresinde Paşanın Nağmenaz adlı bir de kızı gömülüdür. Cami avlusuna, Eşref Saat Sokağı’na açılan ve daha önceki yıllarda üzerinde ahşap mektep binası bulunan bir kapıdan girilmektedir. Rum Mehmet Paşa Camii, yanlarda birer odaları bulunan ve iki kademeli ana mekâna sahip tek kubbeli camiidir. Bu cami Fatih devri mimarisinin mühim yapılarındandır. Vakfı da vardır. 9 Mayıs 1795 tarihli bir belgeden; Rum Mehmet Paşa Camii için yapılan tayinlerin ve harcamaların bu vakıf tarafından yapıldığı bildirilmektedir. Bu sokaktaki bir başka yapı da Rum Mehmet Paşa Medresesi’dir. Medrese; Rum Mehmet Paşa Camiinin mihrabı tarafında olup günümüze kadar gelememiştir. 1471’de Mehmet Paşa tarafından yapımına başlanan medrese onun vefatından bir sene sonra tamamlanabilmiştir. Medrese pâye bakımından evvelâ kırklı iken 1585’ten itibaren ellililer arasına girmiştir. Medresenin 1582’deki müderrisi Üsküdar’da iz bırakanlardan İstanbullu Ahmet Çelebi olup; onu diğerleri takip etmiştir. Hadîka yazarının verdiği bilgiye göre medresenin 1770’lerde harap durumda olduğu anlaşılmaktadır. Sokak’taki bir başka yapı da Rum Mehmet Paşa Mektebi olup, onun da 1471’de cami külliyesi ile beraber yapıldığı sanılmaktadır. Fevkânî olan bu yapı, Eşref Saat Sokağı’na açılan caminin avlu kapısının hemen üzerinde bulunuyordu. Sağ tarafında Rum Mehmet Paşa Medresesi vardı. Bugün yerinde, ahşap üzerine sıvalı bir meşruta binası bulunmaktadır. Üsküdar’da yaptırılan ilk sıbyan okulu bu mekteptir. Solak Sinan Mektebi, Eşref Saat Sokağı üzerinde ve bu sokağın Çeşme-i Cedid Sokağı ile birleştiği yerde ve 1728-1729 tarihli Ümmügülsüm Sultan Çeşmesi’nin hemen arkasında idi. Solak Sinan, adını taşıyan mahalleye ismini veren camiini 1548’de yaptırdığına göre mektebi de bu sıralarda inşa ettirmiş olmalıdır. Mektep, harap bir durumda iken, Özel İdare’ce 1930 tarihinde satılmıştır. Solak Sinan Mektebi’nin bahçesinde bulunan, Şair Şem’i Türbesi bugün de mevcuttur. Şair Şem’i Şem’ullah Efendi, 16. Yüzyıl mutasavvıflarından olup Prizren’de doğmuş, buradaki mekteplerde İslamî dersler vermiş, daha sonra da Konya’ya giderek Mevlâna Celâleddin Rûmi Dergâhı’ndan feyz almıştır. Daha sonra İstanbul’a gelerek Şeyh Vefa Hankâhı’nda inzivaya çekilmiştir. Şeyh Vefa’nın halifesi Ali Dede’ye intisab etmiştir. Eşref Saat Sokağı ile Çeşme-i Cedid Sokağı’nın birleştiği yerde bulunan türbenin hacet penceresi üzerindeki kitabeden, bu türbenin 1591–1592 yıllarında yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu sokakta bulunan bir başka bina da; Mahmud Şevket Paşa Konağı’dır. Konak, Eşref Saat Sokağı üzerinde ve Rum Mehmet Paşa Camii’nin kıble tarafındadır. Tam karşısında Haseki İsmail Ağa’nın 1703-1704 tarihinde yaptırmış olduğu klâsik Türk çeşme mimarîsi tarzında bir çeşme vardı. Haremlik-selâmlıklı iki bölümden oluşan köşkün kademeli bahçesinde iki su sarnıcı bulunmaktadır. Pek harap durumda olan bu ahşap köşk, biri