Hacı Ahmet Paşa Çıkmazı



Doğancılar’a bağlı kısa bir çıkmaz sokaktır. Sokak adını burada bir türbesi bulunan Doğancı Ahmet Paşa’dan almaktadır.


Hacı Ahmet Paşa Çıkmazı

Hacı Ahmet Paşa Çıkmazı

Doğancılar’a bağlı kısa bir çıkmaz sokaktır. Sokak adını burada bir türbesi bulunan Doğancı Ahmet Paşa’dan almaktadır. Doğancı Ahmet Paşa Candaroğulları soyundan olup, aynı zamanda Kızıl Ahmet Paşa’nın da sülalesindendir. Osmanlı Sarayı’nda Enderun’dan yetişmiş, Çakırcıbaşı, 1555 yılında Büyük Mirahor, 1558’de Konya ve Rumeli Beylerbeyi, 1563’te de Şam Beylerbeyi, ikinci kez 1571’de Konya Beylerbeyi görevlerine getirilmiştir. Sultan II. Selim (1574–1595) ve Sultan III. Murad’ın (1574–1595) Nedimi olmuştur. Av merakından ötürü “Doğancı” ismi ile tanınmış 1577 yılında da ölmüştür. Ahmet Paşa’nın türbesi, Doğancılar Meydanı’ndaki Çakırcıbaşı Hasan Paşa Camii’nin kuzeyindedir. Ramazanoğlu Sokağı’na açılan avlu kapısından girilir.

Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Tezkiretü’l-Ebniye’de “Üsküdar’da Hacı Paşa Türbesi” adı ile kayıtlıdır. Evliya Çelebi’nin meşhur seyahatnamesinde ismi “Hacı Paşa Darü’l-Kurrası ve Türbesi” olarakgeçmektedir. Ayrıca Evliya Çelebi bu yerde bir de Hacı Paşa Sarayı’nın bulunduğunu belirtmiştir. Çelebi’nin, Hacı Paşa Darü’l-Kurrası dediği binaya, Hadika yazarı, Çakırcıbaşı Hasan Mektebi demektedir. Evliya Çelebi, Hacı Ahmet Paşa’nın bir de mescidi olduğunu söylemekte ve “Üsküdar mescitlerinden Hacı Paşa Mescidi en seçkinidir” diyerek bu mescidi övmektedir. “Tuhfetü’l-Mimarîn”de Mimar Sinan’ın yapmış olduğu mescidler sayılırken “Üsküdar’da bina olunan Hacı Paşa Mescidi” diye bu mescidin adı geçtiği halde Hacı Paşa’nın yaptırdığı Darü’l- Kurrâ’dan hiç söz edilmemektedir. Hadîka yazarıda bu isimle bir mescit yazmamıştır. Şu anda Aziz Mahmud Hüdâî Mahallesi Mektep Sokak’ta bulunanbu türbeyi Doğancı Hacı Ahmet Paşa sağlığında 1576–1577 yıllarında Mimar Sinan’a yaptırmıştır.Türbe, klasik Osmanlı türbe mimarisi üslubunda olup, düzgün kesme taştan sekizgen planlı olarak yapılmış, üzeri sekizgen kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür. Türbenin önündeki giriş revakı günümüze gelemeyerek yıkılmıştır. Bugün yalnızca temelleri görülmektedir. Türbenin üst kısmına yakın bölümünde oldukça belirgin bir silmesi vardır. Türbenin mermer kitabesini Doğancı Hacı Ahmet Paşa’nın akrabası olan Şemsi Ahmet Paşa yazmıştır.