Deniz Hamamı Sokak



Üsküdar’ın Çengelköy Mahallesi sokaklarındandır. Çengelköy Caddesi’ni denize bağlayan sokaktır. Sokak adını Çengelköy Deniz Hamamı’ndan almaktadır


Deniz Hamamı Sokak

Deniz Hamamı Sokak

Üsküdar’ın Çengelköy Mahallesi sokaklarındandır. Çengelköy Caddesi’ni denize bağlayan sokaktır. Sokak adını Çengelköy Deniz Hamamı’ndan almaktadır. Burada eskiden kadın ve erkekler için ayrı ayrı sokaklardan girilen iki deniz hamamı varmış ve bundan dolayı da bu sokağa bu  isim verilmiş. Sokağın denizle birleştiği yerde Şemsettin Bey Yalısı ve Amiral Vasıf Paşa Yalısı bulunmaktadır. 19. yüzyılın ikinci yarısında Çengelköy, önceki dönemden daha değişik bir görüntü vermeye başlamıştır. Herşeyden önce artık sahil boyunca gemiler, iskelede bekleyenler yeni yeni görülmeye başlanmıştır. Vapur seferleri sayesinde insanlar pazar kayıklarını daha az kullanmaya başlamışlardır. Bu dönemde Çengelköy büyümüş ve 3 kısma ayrılmıştır; Asıl Çengelköy, Yukarı mahalle ve Setüstü mahallesi. Balıkçılık gelişmiş, sebze-meyve üretimi artmıştır. Denizlerin üzerlerine, kadın ve erkekler için ayrı ayrı yapılmış deniz hamamları inşaa edilmiştir. 1826-1850 arasında kurulduğu düşünülen Çardak İskelesi Deniz Hamamı İstanbul’da ilk denize girilen yer ve mekân olarak literatüre girmiştir. İstanbul’da kurulan ikinci deniz hamamı Salıpazarı, üçüncüsünün ise Kumkapı’da kurulduğu yazılı kaynaklarda belirtilmektedir. Şehr-i İstanbul halkının denize girerek yüzme ve serinleme ihtiyacını karşılamak üzere dönemin sosyo-kültürel yapısına uygun, kazıklar üstünde ahşap, suya dayanıklı çürümez kerestelerle ergonomik olarak dizayn edilen ve adına deniz hamamı denilen yapılar; İstanbul’da denizin vücutla ilk temas ettiği yerler olarak kaynaklarda belirtilmektedir. Bu deniz hamamlarının en ve boyları, derinlikleri, nerelerde yapılacağı vb. konular hakkındaki her türlü sorumluluk Şehremaneti tarafından “nizamname” ile belirlenmekteydi. Bunların yapım ve işletmeciliğine genellikle gayrimüslimler talip olurdu. Kadınlara ayrı hamamla her türlü tedbirin alınmasına karşılık deniz hamamlarına giden Türk kadınlarının sayısı oldukça azdır. Mecelle-i Umûr-ı Belediyye’deki kayıtlara göre, İstanbul’da sadece kadınlara hizmet veren deniz hamamları Moda Burnu, Beylerbeyi, Eskiköprü, Hamam İskelesi, Salıpazarı ve Paşabahçe’dedir. Aralarında belli bir mesafe bırakılarak yan yana inşa edilen kadın ve erkek hamamları ise, Kadıköy, Büyükada, Büyükdere, Beşiktaş, Salacak, Bebek, Kabataş, Üsküdar, Çengelköy, Tarabya, Yeniköy, Çatladıkapı, Yenikapı, Ahırkapı, Üsküdar-Ayazma İskelesi, Heybeliada, Kuleli, Beykoz, Yenimahalle, İstinye, Kuruçeşme, Kumkapı, Samatya, Makriköy, Ayestefanos, Ortaköy ve Davutpaşa’dadır. Bu çerçevede, Osmanlı insanının denize girme ihtiyacının karşılanması, şekil ve yer olarak; genel ahlâk kurallarının ihlâl edilmesi, boğulma tehlikesi, deniz ve sahillerin kirlenmesi gibi endişelerle devlet tarafından belirlenmiştir. Nihayetinde sahillerde dört tarafı kapalı, ahşap, küçük yüzme havuzları inşa edilmiştir. Derinliği; kıyı tarafında “altı parmak”, deniz yönünde ise 1,5 m olan bu havuzlar; tabanı ahşapla kaplanmış, en küçüğü 12x6; en büyüğü de 25x15 m boyutlarında kurulurdu. Kaynaklara göre, İstanbul’da deniz hamamlarının sayısı, 19. yüzyıl ortalarına kadar sadece ikidir. Fakat yüzyılın sonlarına doğru -yalı sahiplerinin hususî hamamları hesaba katılmaksızın- bu rakam 60’a ulaşmıştır ki, bunların 33’ü erkeklere, 27’si de kadınlara mahsustur. Deniz hamamları genel ve özel olarak iki grupta yapılanmaktaydı. Özel olanlar yalılara aitti veya yalının hemen yanında ya da varsa rıhtımında yer alırdı. Genel deniz hamamları ise kendi aralarında kadınlara ait olanlar ve erkeklere ait olanlar diye iki türlüdür. İki hamam arasında, seslerin duyulmayacağı kadar bir mesafe olma koşulu vardı. Deniz hamamlarında bir kahve ocağı bulunur, burada çay, kahve, limonata, gazoz satılırdı. Hamamların içinde herkesin kullandığı localarda soyunanlar bir kuruş, özel localarda soyunanlar ise iki kuruş ücret öderlerdi. Kadınlar hamamı ile erkekler hamamı arasında polis sandalı aralıksız devriye gezerdi. Özel  deniz hamamları Marmara ve Boğaz kıyılarında yalı ve köşklerin önünde ince birer ahşap iskele bağlantısıyla, yalı sahibinin mali durumu ölçüsünde birer su şatoları olarak eski kartpostallarda görülebilmektedir. 20. yüzyılın başlarında, İstanbul’un, Anadolu ve Rumeli yakalarında, kıyı şeridinde bulunan bütün semtlerin deniz hamamları vardır artık..