Yeni Bir Devlete Doğru Üsküdar



Londra Konferansından ( 21 şubat-12 Mart 1921) sonra Mustafa Kemal Paşa, önce İzmit’i tamamen kazanıp hareket üssü haline getirip, sonra da İstanbul hükümetine karşı milli hareketi buradan Üsküdar’a, hatta Kadıköy’e kadar fiilen ve fikren sokmayı tasarlamıştı


Yeni Bir Devlete Doğru Üsküdar

Londra Konferansından ( 21 şubat-12 Mart 1921) sonra Mustafa Kemal Paşa, önce İzmit’i tamamen kazanıp hareket üssü haline getirip, sonra da İstanbul hükümetine karşı milli hareketi buradan Üsküdar’a, hatta Kadıköy’e kadar fiilen ve

fikren sokmayı tasarlamıştı. 8 Eylül 1885’de Adapazarı’nda Amerikalı misyoner Laura Farnham tarafından kurulan Ermeni Kız Lisesi, 1920 yılında ızmit’e, 1921 yılında ise bütün personeli, eşya ve öğrencileriyle Üsküdar’a nakledildi.17 Haziran 1922’de Üsküdar

bölge komutanlığı Yunanlılarla ilgili bazı bilgiler elde etti. Bu bilgilere göre, Yu

. nanlılar Kocaeli bölgesine bir saldırı düzenleyecek, İzmit’i ele geçirecekti. Ayrı-

ca 9000 mevcutlu bir jandarma kuvvetiyle de Üsküdar ve İstanbul işgal edeceklerdi.

 28 Haziran 1921 tarihinden sonra İstanbul’un İzmit üzerinde hiçbir nüfuzu

kalmadığından mutasarrıflık merkezi tekrar İzmit’e nakledildi. Bu dönemde

şile ve Gebze geçici olarak İzmit’e bağlanmıştı. 12 Kasım 1922 Tarihli Dâhiliye

Vekâleti’nin kararıyla bu yerler Üsküdar’a iade edilmiştir.

Büyük Taarruzun kazan›lmasından sonra boğazlar ve İstanbul istikametinde harekete

geçen Türk orduları İtilaf Devletleri ordularıyla yeni bir çatışmanın eşiğine

gelmişti. Fransa ve İtalya, İngiltere’den farklı olarak Türklerle yeni bir mücadeleye

girmek istemiyordu. Nitekim Fransız Başbakanı Poincare, askerlerinin geri

çekilmesi için İstanbul’daki yüksek komiseri General Pelle’ye talimat vererek,

Yunanlılarla işlbirliği yapmayacaklarını ve Türklere karşı savaşmayacaklarını

bildirdi. Ayrıca Fransız Başbakanı tutumlarını açıklamak üzere General Pelle’nin

İzmir’e hareket ederek Mustafa Kemal Paşa ile görüşmesini istedi. 18-19

Eylül 1922 tarihinde İzmir’de General Pelle’yi kabul eden Mustafa Kemal Paşa,

Türk Ordularının İstanbul ve Çanakkale üzerine yürüyeceğini söyledi. Buna rağ

men konunun siyasal çözümü için Üsküdar’da bir konferans düzenlenirse buna

katılmaya hazır olduğunu bildirdi. Mustafa Kemal Paşa’nın yapılacak konferans

için İtilaf Devletleri’ne önerdiği İ zmir, Büyükada, İstanbul ve Üsküdar Türklerin

etkin olacağı gerekçesiyle reddedildi. İtilaf Devletleri, yapılacak konferansın Kası

m’ın ilk haftasında sviçre’nin Lozan şehrinde yapılması kararı aldılar.

İstanbul’u fethini seyreden Üsküdar, özellikle Birinci Dünya Savaşı›’nda İstanbul’un

işgali ihtimaline karşı bir sığınma ve dayanak noktası olarak devletin padişah,

hükümet üyeleri ve hazinesi dâhil bütün kıymetli varlıklarının Anadolu’ya

geçiş mekânıdır. Aynı zamanda İstanbul’un Anadolu’daki parçası olması

dolayısıyla işgalden kurtuluş faaliyetlerinin de ortaya çktığı bir yerdir. Nitekim

1920 yılı ortalarında Kuva-yı Milliye çalışmalarının merkezi durumuna gelmiştir.

Bu haliyle Milli Mücadele’de büyük bir paya sahip olmuştur. Üsküdar’ın bu

yönü Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda İstanbul’unda katkısını belirginleştirecektir.

Üsküdar, Milli Mücadele’de oynadığı bu rolle adeta İstanbul’da Anadolu’nun

bağımsızlık ve özgürlük düşüncelerinin temsilcisi olduğu kadar, İstanbul’un

işgalden kurtuluşunun da ümidi olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu

Mustafa Kemal Atatürk’ün bu özelliğini takdir ederek, Büyük Taarruz’-

dan sonra İtilaf Devletleriyle barış görüşmelerinin yapılabileceği bir yer olarak

Üsküdar’ıönermesi Türk tarihi açısından çok önemlidir.

üsküdar sempozyum4