Üsküdar Yenimahalle’de Ermeniler:



Üsküdar Yenimahalle’de Ermeniler:


Üsküdar Yenimahalle’de Ermeniler:

Üsküdar Yenimahalle’de Ermeniler:

 

Hovhannesyan, 18. yuzyıl sonlarında tamamladığı topoğrafyasında, burada yaşayan ihtiyarları anlattıklarına dayanarak,Surp Garabed Kilisesi’nin bugunku yerinecok yakın bir noktadakucuk bir şapel olarak inşa edilmiş olduğunu, bununarka tarafında Rumlarınyaşadığı bir mahallenin bulunduğunu, ifade etmektedir  Komurciyan’ın

tarihini yayınlayan Torkomyan, 1593 tarihli bir elyazma dua kitabının muhtırasına dayanarak,soz konusu kiliseyi bu kitabın yazıldığı yer olarak zikretmektedir8. Ermenilerin Uskudar’daki varlıklarını doğrulayan en eski yapı Yenimahalle’deki Surp Garabed Kilisesi’dir. Eski Valide Kulliyesi ve daha sonra da Cinili Kulliyesi’nin inşası icin getirilen,Van’lı ve Muş’lu Ermeni ustalar, Yenimahalle’nin ilk Ermeni sakinleridir ve buyuk olasılıkla

kendi ibadet ihtiyacları icin kucuk ahşap bir kilise-şapel inşa etmişlerdir. İlk inşası belki de 1593 oncesine tarihlenebilecek olan bu kucuk kilise, Muş Surp GarabedKilisesi’nin hatırasını yaşatmak uzere Surp Garabed adıyla kutsanmıştır Bu ahşap kilise, 1617’de daha sonra Patriklik makamına yukselen piskopos Van’lı Zakaria’nın (1627-1640) cabalarıyla yenilenmiş, 1727 yılında ise İstanbul Patriği Hovhannes Golod’un onculuğunde ve Sarkis Kalfa adlı Ermeni mimarın eliyle temelden inşa edilmiştir. 1844’te gosterişli bir bicimdekagir olarak yapılan kilise, 1887 yılında Yenimahalle’de baş gosteren buyuk yangında yandığından, bir yıl sonra Matos ve Apik Uncuyan kardeşlerin maddi desteğiyle cok daha gorkemli bir tasarımla bina edilmiş ve kutsanarak ibadete acılmıştır. İ. Hakkı Konyalı’nın bildirdiğine gore; Apik Uncuyan bu kiliseyi Muş’taki Surp Garabed Kilisesi planına gore yaptırmıştır  Kilise, dort katlı cifte can kuleleri ve mermer inşa kitabesinin yer aldığı anıtsal birgirişi olan batı cephesi ile dikkat cekmektedir. Yapının ic mekanı, buyuk bir bolumu sarayressamı Umed Bayzad ve genc yaşta olen kızının ve kimi Ermeni ressamların eserleri olan yağlı boya tablolarlarla değerlendirilmiştir12. Tek nefli, beşik tonozlu bazilikal buyuk bir yapıolan kilise, İstanbul Ermeni Kiliseleri arasındaki az sayıdaki cift galerili yapılardan biridir.

 

Giriş mekanı olan narteksin (kavit) ustundeki bu galeriler (vernadun), biri koroya diğeri kadınlara ayrılmış mahfillerdir. Ermeni tarihcilerin bildirdiğine gore; kilisenin tam karşısında Bağlarbaşı Ermeni mezarlıklarına kadar uzanan etrafı duvarlarla cevrili buyuk bir bağ yer almaktaydı. Sahibi olan Uskudarlı Kıymat adlı Ermeni, bu bağın gelirini Kudus Surp Hagop Ermeni Manastırı’na 1615- 1647 tarihleri arasında kesin olarak belirlenemeyen bir yılda bağışlamıştır. Zaman icinde, burada Kudus’ten gelen patrik, piskopos gibi yuksek rutbeli dinadamlarının ve aydınların uzun sure konaklayabilecekleri, calışmalar yapabilecekleri bir manastır 1659-1660 yıllarında yapılmıştır.Cok geniş bir alanı kapsayan bağ, 17. yuzyılda Vank’ın bağı (manastırın bağı) olarak unlenmiş, zamanla aynı adı taşıyan ve Ermenilerin yaşadığı havadar ve buyuk bir mahalle haline gelmiş, fakat 19.yuzyıl sonlarında ve 20.yuzyıl başlarında terkedilmiştir

 

Mezarlıklar ve kilise arasındaki bir noktada, evler arasına sıkışmış kubbeli kucuk yapı, bağlardaki binalardan gunumuze kalan bir kalıntı olarak dikkati Cekmekte gunumuzde bu semte yakıştırılan Bağlarbaşı adı, bir vakitler burada var olan bağın hatırasını yaşatmaktadır. İcerisinde bulunan sarnıc sıvası sebebiyle en azından bir sure icin sarnıc olarak kullanıldığını soylemek mumkundur.

Kilisenin yanı başında, bağın icinde 1719-20 yılında, eğitime-kulture, barış ve dostluğa hizmet etmiş olan donemin İstanbul Patriği Hovhannes Golod’un cabaları ile Cemaran adı verilen İstanbul’daki ilk Ermeni ruhban okulu acılmıştır. Surp Garabed Kilisesi’nin,manastır, okul ve geniş bağların yapılandığı bu alan erken donemlerden başlayarakozellikle 18. ve 19. yuzyıllarda onemli bir kultur merkezi olmuştur Tarihi yarımadada, sur ici Ermeni kiliselerinde, ozellikle 17. yuzyılda sayısız minyaturlu eser yazılmıştır. Uskudar’da da bu tip yazmaların hazırlandığı bilinmektedir. Bunlardan bir tanesi bu kilisenin catısı altında hazırlanmıştır. 604 arşiv numarası ile Viyana, Mkhitaristler Manastırı Yazma Koleksiyonu’nda korunan bir İncil, Rahip Mikael tarafından yazılmış, suslenmiş ve ciltlenmiştir. Yazmanın, İncil yazarlarını betimleyenminyaturlerinden ucu eksiktir. Kitapta sadece İncil yazarı Markos’un portresi yer almaktadır.Yazıcı, muhtırasında yazmayı Uskudar Surp Garabed Kilisesi’nde 28 Mart1643’te Sultan İbrahim doneminde tamamladığını belirtmekte, bu konuda kendi oğretmenirahip Asdvadzadur’dan ve Vartabed Garabed’den yardım aldığını acıklamaktadır.Başka bir notta, yazmanın, 1958 yılında Peder Krikoris Manian tarafından İstanbul’dan Viyana’ya gonderildiği kaydedilmektedir Deniz manzarasına sahip olan bağın icinde ve dışında birkac ceşme ve bir de halkın su ihtiyacı icin suyu cok uzaklardan getirilmiş bir sokak ceşmesi bulunmaktaydı. Halen az ilerdeki Semerciyan Cemaran Okulu’nun bahcesinde duran bu ceşmenin zarif suslemeli mermer aynasında, ikinci kez yapıldığını anlatan 1784 tarihli bir bağış kitabesi okunmaktadır. Bağ icindeki manastır zamanla yerini Cemaran mektebine bırakmış, okul, kilisenin adıyla Surp Garabed Mektebi olarak anılmaya başlamıştır. Bu okul, halen bulunduğuyerde saray mimarlarından Hovhannes Serveryan ve Garabed Balyan tarafından yeniden,kagir olarak inşa edilmiş, 13 Eylul 1838’de Cemaran Yatılı Yuksek Okulu (lise/kolej duzeyinde)olarak hizmete acılmıştır. 1841’de kapatılarak el konulan okul, 1845 yılına dek askeri hastane olarak kullanılmıştır. Gunun patriğinin ricaları uzerine cemaate geri verilmiş, 1846’da Cemaran Okulu adı altında tekrar hayata gecirilmiş, ancak eski gorkemini yitirmiştir. Değerli oğrenciler yetiştiren bu karma okul 1887’de kiliseyle birlikte yanmış, 1911’de burada yetişen Levon Semerciyan tarafından yeniden yaptırılmıştır Son banisine atfen Semerciyan-Cemaran adını almış olan okul, son onarımından bu yana eğitim hizmetlerini surdurmektedir. Yaşanan bu uzun surecte, Uskudar Erme- ni Cemaati’nin nufusundaki duşuş, okullardaki oğrenci sayısını da ciddi olarak etkilemiştir. Bu nedenle Semerciyan-Cemaran, Kalfayan Kız Yetimhanesi ile birleşmiş, yeni yonetmelik gereği bir ilkoğretim okulu olarak Semerciyan Cemaran Kalfayan adı ile eğitimdeki yerini almıştır. Yenimahalle Surp Garabed Kilisesi cevresi, esnaf ve zanaatkar Ermenilerin ikamet ettiği bir semtti. Oysa Selamsız’da, Surp Hac Kilisesi cevresinde gelişen mahalle, saraya yakın, mevki sahibi zengin Ermenilerin tercih ettiği bir semt olmuştur.

Yenimahalle Ermeni cemaatinde milletsever, eğitim ve kulture hizmet etmiş bir cok edebiyatcı ve Ermeni aydını yaşamıştır. Bu kişiler tarafından kultur ve yardım dernekleri kurulmuş ise de bunlar uzun soluklu olamamıştır. 1851-1872 yılları arasında yaşamış ve veremdenhayata gozlerini yummuş olan unlu Ermeni şairi Bedros Turyan da kısa suren omrunubu mahallede, kilisenin az ilerisindeki bir evde gecirmiştir

 

NOTLAR:

 

 


USKUDAR ERMENİ CEMAATİ TARİHİNDE BİR GEZİNTİ `32; 141
5 Eremya Celebi Komurciyan, İstanbul Tarihi -17. Asırda İstanbul (Ermenice’den cev. H.D. Andreasyan, yeni
notlarla yayıma hazırlayan K. Pamukciyan), Eren Yay., İstanbul., 1988, s. 279. İstanbul’un tarihi semtlerindeki
nufus dağılımı icin bkz., Ekrem Hakkı Ayverdi, Fatih Devri Sonlarında İstanbul Mahalleleri, Şehrin
İskanı ve Nüfusu, Ankara.
6 Komurciyan, a. g. e., s. 49.
7 Sarkis-Sarraf Hovannesyan, Payitaht İstanbul’un Tarihçesi (Ermenice’den cev. İ. Hancer), İstanbul, 1997,
s. 66-67.
8 Torkomyan, a. g. e., s. 270; Komurciyan, a. g. e., s. 281.
9 Torkomyan, a. g. e., s. 23-24; V. Seropyan, “Surp Karabet Kilisesi”, Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi,
C: 4, İstanbul, 1994, s. 441; Komurciyan, a. g. e., s. 281.
Surp Garabed Kilisesi - Batı Cephesi
USKUDAR SEMPOZYUMU
10 Torkomyan, a. g. e., 24-31; Seropyan, agm., 441; Sarraf-Hovannesyan, a. g. e., 66-67.
11 İ. Hakkı Konyalı, Üsküdar Tarihi, C: II, İstanbul, 1977, s. 425.
12 Torkomyan, a. g. e., s. 33.
Surp Garabed Kilisesi - Batıdan doğuya ic mekan gorunuşu
USKUDAR ERMENİ CEMAATİ TARİHİNDE BİR GEZİNTİ `32; 143
13 Torkomyan, a. g. e., s. 33-34 ve s. 41-42.
14 Halen Selamsız’da yaşayan yaşlı bir Ermeni’den alınan sozlu bilgiye dayanarak, bu kalıntının bağdaki yapıların
bir bakiyesi olduğu soylenebilir.
15 Komuciyan, a. g. e., s. 281.
Surp Garabed Kilisesi - Doğudan batıya ic mekan gorunuşu
Bağdan gunumuze ulaşmış olan kucuk yapı kalıntısı
16Hamazasb Vosgiyan, Tsutsak Hayeren Tserakrats Mkhitarian Madenatarani i Vienna (Viyana Mkhitaristler
Manastırı Ermenice Yazmalar Kataloğu), C: II, Viyana, 1963, s. 65-66.
17 Torkomyan, a. g. e., s. 43.
18 Torkomyan, a. g. e., s. 44-48.
İncil Yazarı Markos Semerciyan Cemaran Kalfayan İlkoğretim Okulu