Istanbul engellileri evine hapsediyor!



8 belediye hakkında suç duyurusunda bulunan Engelsiz Hayat Dayanışma Derneği başkanları ile Bayrampaşa, Fatih, Şişli ve Beşiktaş ilçelerini dolaştık. Gezi boyunca engelli bireylerin türlü zorlukla karşılaştığı megakentte engeli olmayan vatandaşların dahi yürümek için büyük çaba sarf ettiğine tanık olduk...


istanbul

Seray Yalçın

Türkiye’de 1 Temmuz 2005’te çıkan 5378 sayılı Engelliler Kanunu’yla erişilebilirlik için Türk Standartları Enstitüsü standartlarını uygulama zorunluluğu getirildi. Bu düzenlemelerin yapılabilmesi için konuyla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına 7 yıl süre verildi. Ancak 7 Temmuz 2012’de 7 yıllık sürenin dolmasına birkaç gün kala milletvekillerinin verdiği önerge ile gerekli tedbirlerin alınabilmesi için süre 3 yıl daha uzatıldı.
Geçtiğimiz hafta ise bu süre doldu. Engelsiz Hayat Dayanışma Derneği sürenin dolmasının ardından uygulamaları yerine getirmeyen İstanbul’un Avrupa yakasındaki 8 belediye hakkında suç duyurusunda bulundu. Biz de engellilerin bu 8 belediyede neler yaşadığını anlayabilmek için dernek üyeleri ile Bayrampaşa, Fatih, Şişli ve Beşiktaş ilçelerini dolaştık. Engelsiz bireylere dahi engel çıkaran sokakları, caddeleri gezdik. Yüksek kaldırımlardan rampasız cafelere, basamaklı bankalardan rastgele konulmuş direklere kadar engelsiz bireylere hayati tehlikeler oluşturan yerleri gördük.
Megakentte kaldırımları dükkan önlerindeki masalar, Reklam tabelaları, dondurma tezgahları, park halindeki araçlar istila etmiş durumda. Yürüyecek yol bulmanın zor olduğu megakentte, engelli bireyler türlü engellerle karşılaşıyor ve bu engeller yüzünden evden çıkamaz hale gelmişler.
Engelsiz Hayat Dayanışma Derneği Başkanı Adem Kuyumcu ve Yunus Akıncıoğlu ile Bayrampaşa’da buluştuk. İstanbul’da yaşayan 32 yaşındaki Yunus, 11 yıldır engelli bir birey olarak tekerlekli sandalyede yaşamını sürdürüyor. Önce zihinlerdeki engelleri kaldırmamız gerektiğini vurgulayan Yunus, “Şehirde ciddi sorunlar yaşıyoruz. Bize ‘engelli, sakat, özürlü’ diyorlar, hepsinde bir yeti kaybı var. Sakattı, özürlü oldu. Özürlüydü, engelli oldu. Önemli olan ismimiz değil. Önemli olan toplumun bizleri ötekileştirmemesi” diyor.

‘Bize kör gözle bakıyorlar’
İstanbul’un kalabalık ilçelerinden Beşiktaş’ta ise Türkiye Ortopedik Engelliler Federasyonu Yönetim Kurulu üyesi Erdem Göksel’le buluşuyoruz. Göksel, “Beşiktaş’taki arnavut taşları hareketimizi engelliyor. Belediyeler yaşadığımız yere ve bize kör gözlerle bakıyor. Neredeyse tüm kafelerin, restoranların girişinde birkaç basamaklı merdiven var, girmemiz mümkün değil. Bizler için tuvalet dahi yok. Tuvalet de olmayınca büyük zorluklar çekiyoruz” diyor.
Beşiktaş Belediyesi’nin engelli vatandaşlar için düzenlediği ‘Yeni Yol Sokağı’nda da durum aynı. Sokak ‘engelsiz sokak’ olarak geçiyor ama sokaktaki dükkanların masaları dışarıda, kaldırım boyunca ağaçlar var. Dernek Başkanı Kuyumcu, sokak için “Biz ayrımcılığa karşıyız, engelli sokağı, engelli parkı istemiyoruz, herkes bir arada olsun istiyoruz. Belediyeler bunu lütuf olarak yaptıklarını sanıyorlar ama görevleri” diyor.

‘Beylikdüzü örnek belediye’
İstanbul’daki belediyeler içinde engelliler için yönetmeliğe uygun projeler yapan belediyeninBeylikdüzü Belediyesi olduğunu söyleyen Dernek Başkanı Kuyumcu, “Biz Beylikdüzü Belediyesi ile yönetmeliğe uygun şehir planlaması nasıl yapılır onu konuşup tartışıyoruz. Bu anlamda örnek belediye Beylikdüzü Belediyesi, engelli vatandaşlarımızı düşünerek proje yapıyorlar” şeklinde konuştu.

 

milliyet.....