Öğdül Sokak



Doğancılar Caddesi’ni Şemsipaşa Bulvarı’na bağlayan uzunca bir sokaktır.


Öğdül Sokak

Öğdül Sokak

Doğancılar Caddesi’ni Şemsipaşa Bulvarı’na bağlayan uzunca bir sokaktır. Doğancılar Caddesi’nden başı çatal, ilerisi düze yakın bir çizgi ile Üsküdar Harem Sahil Yolu’na yaklaşmakta, oradan doksan derecelik bir açı ile Üsküdar Harem Sahil Yolu ile parelel ilerlemektedir. Öğdül Sokağın sonunda, bu sokağı Üsküdar Harem Sahil Yolu’na bağlayan bir de ara yol bulunmaktadır. Üsküdar Harem Sahil Yolu ile Ressam Ali Rıza Sokak arasındadır. Mehmet Paşa Değirmeni, Ressam Ali Rıza, Enfiyehane, Salacak İskele Arkası ve İmrahor sokakları ile kesişmektedir. Sokak adını Öğdül Apartmantmanı’ndan almaktadır. Bu sokaktaki en önemli yapılar, Ayazma Hamamı, Hacı Vesim Paşa Yalısı ve Molla Bey Yalısı idi. Ayazma Hamamı, Enfiyehane Sokağı ile Öğdül Sokağı arasındadır. Bugün yalnız bazı duvarları kalmıştır. Yığma taş ve tuğladan yapılmıştır. Ara duvarlarına ve esas yıkanma yerine bakarsak, küçük bir hamam olduğunu anlarız. Abdesthanesi, temizlik yeri, dört halveti ve külhaninin yerleri seçilebilmektedir. Hamam, Fatih veya Kanunî zamanında Ayazma Sarayı ile beraber ve bu sarayın halkı için yaptırılmış ve 1760 tarihinde de Ayazma Camii’nin vakfı olarak tamir edilmiş ve halka açılmıştı. Hamamın, Birinci Dünya Savaşı sıralarında, halkın düştüğü koyu sefalet yüzünden, işlemez hale gelerek terkedildiği bilinmektedir. Vakıf malı olduğu halde, sonrada hile-i şer’iye ile özel mülkiyete geçmişti. 1974 yılında hamamın şimdiki sahibi Öğdül Sokağı’na bakan tarafına dükkânlar inşa ettirmişti. Sokakta bulunan bir başka yapı, Osmanlı kaptanıderyası ve Bahriye Nâzırı Hacı Ahmet Vesim Paşa (1824-1910) Yalısı’dır. Mevlevî olan Paşa bu yalıda vefat etmiş ve Üsküdar Mevlevîhânesi hâmûşânı arasına katılmıştı. Vesim Paşa ayrıca ressam ve hattattı. Sekiz mushaf yazdığı söylenmektedir. Haremli selâmlıklı bu ahşap ve büyük yapı, 1820 tarihlerinde Basmacızâdeler tarafından yaptırılmış ve daha sonra da Vesim Paşa tarafından satın alınmıştı. Yalının yerinde, daha evvel de Ahmet Ağa’nın yalısı vardı. Zamanla harap olan yalının bir bölümü 1955 tarihlerinde duruyordu. Bugün arsasının üzerine beton bir küçük ev yapılmıştır. Vesim Paşa yalısının yakınında İbnü’r-Refik Ahmet Nuri Bey’in babası Feshane Nazırı Refik Bey’in büyük yalısı vardı. Türk Tiyatrosu’na unutulmaz hizmetleri geçmişti. Refik Bey’in yalısı bir ara İngiliz elçisi Sir Hanri Elyot’a kiraya verilmiş ve elçi 1872 yazını burada geçirmişti. Bu arada da, sonradan V. Mehmed Murad adı ile Osmanlı tahtına geçen Şehzâde Murad, yalıya gelerek sık sık denize girmişti. Bu yapı sonradan yıkılmış ve yerine iki yalı yapılmıştı. Biri Cafer Tayyar Paşa’ya ait idi. Cafer Tayyar Eğilmez Paşa Yalısı, Vesim Paşa Yalısı’nın üst tarafında Öğdül Sokağı’nın İmrahor semtine döndüğü köşede ve Ayazma eski karakolunun karşısında idi. Cafer Tayyar Paşa (1877-1958); 1958’de bu yalıda vefat etmiş ve Karacaahmet Mezarlığı’na gömülmüştü. Cafer Tayyar Paşa’nın vefatından sonra uzun müddet boş kalan ve bu yüzden “Perili Yalı” ismini alan yalının denize doğru kademeli bir bahçesi vardır. Yapı, Öğdül Sokağı’nın nihayetinde ve deniz kenarındaki yar üzerinde ve sokağın 90 derecelik dirsek yaptığı yerde idi. Bunun yan tarafında, köşede ve yol aşırı yerde Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın oturduğu ahşap üç katlı evi vardı ki, burada tevkif edilerek Bodrum’a sürülmüştü. Vesim Paşa Yalısı’nın  secivarında bunlardan başka Selimiye Kumandanı Mehmet Paşa’nın, Edirne milletvekili Asım Bey’in, Dr. Mahmud Ata Bey’in büyük babası Mahmud Paşa’nın, “Kırk Anahtarlılar” lâkabıyla anılan Antikacıların büyük konakları vardı. Salacak Parkı’nın yerinde oğulları kazasker payesine ulaşmış Molla Bey’in yalısı, Şemsipaşa tarafına doğru 93 harbi Meclis-i Mebusanından Edirne mebusu Rasim Bey’in, Bahriye Feriklerinden Maşuk Paşa’nın, Nâmık Bey’in ve Hassa Müşiri Servili Selim Paşa’nın yalıları bulunuyordu. Ayazma İskelesi’nin önünde ise, İstanbul’un ilk deniz hamamı vardı. Bu sokakta bulunan bir başka yalı Molla Bey Yalısı idi. Şeyhülislâm Ahmet Muhtar Bey Yalısı, Piyale Paşa Yalısı ve Hıfzı Paşa Yalısı isimleri ile de bilinir. Yalı, Salacak sahilinde, Öğdül Sokak ile Salacak İskele Arka Sokağı arasında olup bu iki sokağa açılan kapıları vardır. Etrafını yüksek bir duvar çevirmiştir. Sahil kısmında ise, Abdi Paşa İskelesi ile Yedi Kardeşler Burnu arasında idi. Bu kısım sonradan Salacak Plajı ve gazinosu olmuştu. Bahçenin etrafında Ahmed Bey’in, Cafer Tayyar Paşa’nın ve meşhur tarihçi Abdurrahman Bey’in konağı vardı. Molla Bey diye anılan zat Şeyhülislâm Ahmed Muhtar Beyefendi’dir. Kendisi, Sadrazam Koca Yusuf Paşa’nın torunu idi. Kendisinin, Sadrazam Mahmud Nedim Paşa gibi Bektâşî olduğu söylenmektedir. Sokakta bulunan bir başka tarihi yapı da Ayşe Sultan Çeşmesi’dir. Ayşe Sultan (vef.1598), Kanunî Sultan Süleyman’ın torunu, Mihrimah Sultan ile Rüstem Paşa’nın da kızıdır. Birkaç kere evlenmiş olup son eşi Azîz Mahmûd Hüdâî Hazretleri’dir. Bu çeşme Doğancılar Caddesi ile Öğdül Sokağı’nın birleştiği yerde ve sokağın sağ köşesinde Ayşe Sultan Çeşmesi vardı. Arkasındaki iki katlı Ayşe Sultan Celvetî Tekkesi bugün mevcut değildir. Karşısında, Ayşe Sultan’ın babası Rüstem Paşa’nın Mîmar Sinan’a yaptırmış olduğu Taş Mektep vardır.