ÜSKÜDAR KAYIKÇILARI VE KAYIKÇILARIN DEMOGRAFİK YAPISI



ÜSKÜDAR KAYIKÇILARI VE KAYIKÇILARIN DEMOGRAFİK YAPISI


ÜSKÜDAR KAYIKÇILARI VE KAYIKÇILARIN DEMOGRAFİK YAPISI

Yaklaşık sekiz bin yıllık tarihi geçmişiyle Doğu ile Batının birleştiği emsalsiz bir konumda yer alan dünya şehri İstanbul. Dünya şehirlerinin bütün güzelliklerinden izler taşıyan eşsiz bir kültür koleksiyonu, Asya ile Avrupa’nın buluşma noktası, farklı toplum, kültür, inanç ve medeniyetlerin kavşağı, Bir su ve deniz kenti, suyun şekillendirdiği yolda çağlayarak bir su medeniyetinin oluşumuna yön veren tarihin eşsiz ahengi İstanbul.
Boğazın en işlek ve nadide yerinde kurulmuş olmasıyla Üsküdar; Asya’nın Avrupa ile buluşmasının son noktasıdır. Bu sayede sanat, ticaret ve köklü bir medeniyet merkezi olma özelliğiyle sayılı dünya şehirlerindendir. Üzerine şiirler yazılmış, şarkılar bestelenmiştir ama Üsküdar’ın tarihsel kimliğini ortaya çıkartan, topoğrafyasının boğaz içindeki  siluetidir.  

Osmanlı döneminde İstanbul şehrinin genişlemesiyle birlikte yerleşim mahalleri boğazın her iki yakasına hızla yayılmış, Boğaziçi’nde semtler, köyler kurulmuştur. Bu köy ve semtlerin birbiriyle hızlı iletişimi ve ulaşımını sağlaması için mekanlar arası insan taşımacılığının önemi artmıştır. İstanbullulara mahsus olan dostluk ve iş ziyaretleri yapmak, şehrin merkezi olan resmi dairelere gidebilmesi için karşı tarafa geçmek için en uygun vasıta kayıklardı. Üsküdar ve diğer sahil semtlerini birbirine bağlayan en hızlı ve uygun vasıta da dolayısıyla kayıklardı.

Boğaziçi’nde Şirket-i Hayriye ve buharlı vapurlardan önce mekanlar arası insan taşımacılığı kayıklar vasıtası ile yapılmaktaydı. Boğaziçi, Haliç ve Marmara kıyılarındaki köy ve semtlerde yaşayanlar ulaşımını kayıklarla yapmak zorundaydılar. Dolayısıyla Üsküdar ve Üsküdar’ın Boğaziçi semtlerinin hepsinde kayık iskelesi bulunurdu, hatta bazılarında bir den fazla bile bulunurdu. 
Bu bildirimizde 1802 tarihli İstanbul Kayıkçı Esnafı Sayım Defterlerine göre Üsküdar kazası ve Üsküdar’a bağlı semtlerdeki İskeleler, İskelelerde kaçar adet kayık olduğu, kayıkçı sayıları ve bu kayıkçıların demografik yapısı anlatılacaktır.

Kayıkçıların Sosyal Durumu ve Kıyafetleri
Kayıkçılar genellikle süslü ve gösterişli giyinirlerdi. İlmi yönden eğitimleri az olan kayıkçılar mesleki alanlardaki bilgilerini usta çırak yöntemi ile öğrenirlerdi. Boğaziçinde kol gücü ile kayıkçılık yaptıkları için boğazda esen rüzgar ve akıntılar bilmeleri gereken temel iki mesleki bilgi idi. 

Yolcuları kayıklarına aldıklarında kayıkçı, püskülü boynuna dolar, kırmızı fesi, yanık tenini ve al rengi bir kemerle tutturulmuş şalvarının beyazlığı iyice ortaya çıkardı. Önden açık kolları, rüzgarda dalgalanan ipek ince gömleği, denizin mavi fonu üzerinde iyice belirirdi. Kayıkçılar yaz mevsiminde kendine çok yakışan, belde kuşakla sınırlı, beyaz pamuklu şalvar, geniş kollu ipek bir ceket ve gösterişli mavi püskülüyle ve normal kırmızı fesleriyle göz alıcı olurlardı. Kayıkçılar, siyah ipekli krepten yapılmış, uzun kollu güzel gömlekler de giyerlerdi.

Kayıkçıların en önemli özelliklerinden biride fiziksel olarak güçlü olmalarıdır. Kol ve pazu gücü ile mesafe alındığından, kayıkçılar bunu başarabilecek ve bir ömür boyu sürdürebilecek yapıda olmalıydılar. Denizle boğuşmanın, hayatını pazu gücü ile kazanmanın bu insanlara kazandırdığı, vakar, kendine güven, başarı ve bir işi yapmanın getirdiği sükunet; tatmin ve sınırlı para kazanmanın verdiği tok gözlülük ve kanaatkarlık niteliklerine kayıkçılar genelde sahipti. 

Kayıkçıların Yolcu Taşıma Kuralları
Kayıkçıların genel olarak yolcu taşımada uymak zorunda oldukları kuralları şöyle sıralayabiliriz;
Kayığa haddinden fazla yolcu alınmaması
Kadın ve erkek yolcuların aynı anda taşınmaması
Yolcuların herhangi bir şekilde rahatsız edilmemesi

Yolcu alımında nöbet usulüne dikkat edilmesi
Yolcudan fazla ücret alınmaması
Nizamname ile belirtilen özelliğin dışında kayık kullanılmaması
Kayıklara yelken takılmaması. 

Üsküdar Kayıkçıları
16.yüzyıl ile 18. yüzyıl arasında değişik tarihlerde yapılmış olan kayıkçı esnafı sayımlarında Üsküdar iskelelerinin sayılarının değişiklik gösterdiğine şahit oluyoruz.
Burada, Boğaziçi kayıkları ve kayıkçılık işleri için önemli bir dönüm noktası olduğu için Üsküdar Kazasında 1802 tarihinde yapılan kayıkçı esnafı sayımı sonucunda 880 kişinin kayıkçılık mesleğini icra ettiği görülmektedir. Bunların 
43’ü Hristiyan, 
46’sı Yahudi ve 
791’i İslam dinine mensuptu. 
Aynı sayım sonucuna göre Üsküdar iskelelerine bağlı olarak çalışan kayık sayısını 385 olarak görmekteyiz.

Üsküdar Kayıkçılarının Aldığı Lakaplar
Osmanlı döneminde insanlar baba adları, memleket adlarıyla aldığı lakaplardan ayırt edilirdi. Üsküdar kayıkçılarının da aldığı lakaplar mevcuttu. Kayıkçıların aldıkları lakapları şöyle sıralayabiliriz:

Aşık                 Bekçi                 Kör                Kalaycı                 Battal
Topal               Eski                   İnce               Deli                      Satır
Keleş               Başeski              Bölükbaşı        Tembel                 Pehlivan
Sandalcı           Gedik                Helvacı           Çiroz                    Öküz 
Ellialtı               Bayraktar        Tiryaki            Çolak                  Gemici
Paşaoğlu           Leblebici         Kadıoğlu        Köse                   Alemdar
Saka                Kalafatçı         Göbekçi            Tatar                        Avancı
Bahçıvan         Çörekçi           Sucu                Dabak                  Filikeci
Mühtü                         Kapucu           Kestaneci        Kürt                Emiroğlu
Kuloğlu           Çaylak            Parmaksız       Semerci          Şekerci
Terzi                Çalık               Sağır               Döğmeci        Arap
Hatipoğlu        Yamak           Kalyoncu       Arabacı           Zobu
Kumbaz          Hamlacı         Civelek           Yörük             Çömlekçi
Tombul 

Üsküdar Kayıkçılarının Memleket Durumu

Kayıkçıların nereli olduğu konusunda görevlilere verilen cevaplarda büyük çoğunluğun İstanbul ve özellikle de Üsküdarlı olmaları dikkati çekmektedir. İstanbul’un Şişli, Kadıköy, Hisar ve Bulgurlu gibi diğer semtlerinden gelip Üsküdarda çalışanlarda dikkati çekecek durumdadır. 
Üsküdar kayıkçıları Osmanlı Devleti’nin coğrafi topografyasını yansıtan önemli bir merkezdi. 
Üsküdar iskelelerinde kayıkçılık mesleğini icra edenlerin memleket durumu şöyledir: Edirne, Bağdat, Konya, Tokat, Ürgüp, Arnavut, Bartın, Karadağ, Midilli, Bosna, Kandıra, Erzurum, İnebolu, Çeke, Kozyaka, Çerkeş, Bursa, İzmir, Tosya..

mehmet mazak ...sitesinden alınmıştır...Kız Kalesi ( Erdemli-MERSİN 

Mehmet MAZAK Araştırmacı Yazar....